Takıntı Hastalığı Nedir?

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Tedavisi İzmir’de merkezimizde uzman psikologlarımız tarafından yapılmaktadır. OKB terapisi ile birlikte psikiyatrik değerlendirme de gerekebilir.

  • Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Terapisi İzmir randevu için bizimle iletişime geçiniz.

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB, Takıntılar) Nedir?

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB), insanların obsesyon adı verilen sürekli tekrar eden istenmeyen düşüncelere sahip olması ve bu düşüncenin kendisini rahatsız etmesinden ötürü, genellikle rahatlamak amacıyla ritüel veya kompulsiyon adı verilen sürekli tekrar eden davranışlarda bulunduğu bir patolojidir.

Genel Bakış

DSM V’e göre OKB için tanı konulabilmesi için obsesyon, kompulsiyon ya da her ikisinin bireylerde var olması gerekir. OKB’si olan insanlar düşüncelerinin ve davranışlarının mantıklı olmadığını bilseler de genellikle onları durduramazlar. OKB, kişide fazlasıyla kaygı yaratır ve kişinin günlük hayatını olumsuz yönde etkiler. Genellikle süreğendir, bazen dönemsel alevlenmeler görülebilir. OKB’si olmayan birçok insanın üzücü düşünceleri veya tekrarlayan davranışları vardır. Ancak bu düşünceler ve davranışlar tipik olarak günlük yaşamı aksatıp etkileyecek şekilde şiddetli ve yoğun hale geldiğinde OKB’den söz edilebilir.

Semptomlar

OKB ile ilişkili obsesif düşünceler veya kompulsif davranışlar genellikle her gün bir saatten fazla sürer ve günlük yaşama müdahale eder.

OKB’nin nedenleri nelerdir?

Tam olarak neden kaynaklandığı bilinmemektedir fakat genetik, biyolojik, çevresel nedenler, çocukluk çağı travmaları, kişilik özellikleri ve seretonin düzensizliği vb. faktörler hastalığın gelişimini tetiklemektedir.

Takıntılar, obsesyon nedir?

Takıntılar, aklınıza gelen hoş olmayan düşünceler, imgeler veya dürtülerdir. Kişinin anlamsız, yersiz ve geçersiz olduğunu bildiği halde bazı düşüncelere takılıp kalmasıdır. Kişi, zihninde sürekli tekrarlanan düşüncelerden rahatsız olmasına karşın bir türlü rahatsız edici fikirlerden kaçınamaz.  Rahatsızlık ve huzursuzluk duyar. Obsesif fikirleri kişi, kolayca zihninden uzaklaştıramaz. Söz konusu fikirler çoğu kere tedirgin edicidir.

En yaygın obsesyon belirtiler:

  • Önemli bir şeyi kaybetme veya atma kaygısı
  • Günah sayılabilecek düşüncelerden korkmak
  • Başkasına zarar verme korkusu
  • Pislikten ya da mikroplardan korkmak
  • İnsanlar veya çevre tarafından kirlenme korkusu
  • Rahatsız edici cinsel düşünceler veya görüntüler
  • Düzen, simetri veya hassasiyetle ilgili aşırı endişe
  • Tekrarlayan müdahaleci sesler, resimler, kelimeler veya sayılar düşünceleri

Kompulsiyon Nedir?

Kompulsiyon, yapmanız veya tekrarlamanız gerektiğini düşündüğünüz düşünceler veya eylemlerdir. Genellikle zorlayıcı eylem bir takıntıya cevaptır. Kişi, kompulsiyon denen zorlantılı, emirvari fikirlerin saçma olduğunu çoğu kere bilir. Ancak eyleme geçmekten kendini alıkoyamaz.

En yaygın kompulsiyon belirtiler:

  • Aşırı veya ritüelleştirilmiş el yıkama, duş alma, diş fırçalama veya tuvalet
  • Ev eşyalarının tekrar tekrar temizlenmesi
  • İşleri belirli bir şekilde sipariş etmek veya düzenlemek
  • Kilitleri, anahtarları veya cihazları sürekli kontrol etme
  • El sıkışmamak
  • Kapı kolunu tutmaktan kaçınmak
  • Değeri olmayan eşyalar biriktirmek
  • Yemekleri belirli bir sırada yemek
  • Her zaman yapılan işleri yaparken sayı saymak

OKB,  Terapisi Nedir?

Kişinin davranış ve düşüncelerini değiştirmek için bilimsel olarak iki teknikten yararlanan Bilişsel-Davranışçı Terapi, OKB için bir tedavi yöntemidir: Maruz kalma, müdahale önleme (ERP) ve bilişsel terapi. Bunun yanında farmakolojik tedavi (ilaçla tedavi) yöntemi de uygulanmaktadır. Bu tedavi yöntemleri ya ayrı ayrı ya da birlikte uygulanır.

Bilişsel davranışçı terapi (BDT) ve maruz bırakma terapisi, birçok insan için etkili olan konuşma terapisi türleridir.

Maruz kalma ve tepki önleme (ERP), OKB’si olan bir kişinin obsesif düşüncelerle ilişkili anksiyeteyle kompulsif davranıştan ziyade başka şekillerde başa çıkmasına izin vermeyi amaçlamaktadır.

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) günlük yaşamda ansızın beynimizi ele geçiren düşünceler ve sonu gelmeyen takıntılar şeklinde ortaya çıkıp, hayatı çok olumsuz etkiler. Çoğunlukla hepimizin aklının bir köşesinde bir acabası, endişesi vardır. Bu durum başta normaldir ve her insanın başına gelebilir. Peki, ne zaman bir OKB haline gelir ve sorun yaratır?

OKB’yi anlatmadan önce konuyu daha iyi anlamak için önce Obsesyon ve Kompulsiyon kavramlarını bilmek gerekir. Obsesyon takıntılı düşünce, fikir ve dürtüler iken; kompulsiyon takıntılı düşüncelerin yarattığı huzursuzluğu azaltmak ve ortadan kaldırmak için yapılan yineleyici davranış ve zihinsel eylemlerdir.

OKB ise, yukarıda tanımı verilen durumların, takıntılı düşüncelerin günlük yaşamı etkileyecek, günlük aktiviteleri kısıtlayacak düzeye gelmesidir. Yani durum günlük hayatınızı etkileyecek düzeye geldiyse artık bir ruh sağlığı uzmanından terapi yardımı almanın vakti çoktan gelmiş demektir.

OKB’nin ortaya çıkış nedeni hakkında kesin bir bilgi belirlenememiştir. Yani kesin bir nedeni yoktur. Fakat genetik nedenler, beyin işlevlerinde bozulma ve serotonin, çocukluk çağı travmaları, kişilik özellikleri sıklıkla bilinen nedenleri arasındadır. OKB zamanla atlatırım diyeceğimiz hastalıklar arasında değildir. Tedavi edilmesi
zorunludur. Çoklukla Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve ilaç tedavisi kullanılmaktadır. Yaygın obsesyon belirtileri arasında: simetri ve düzen dürtüsü, mükemmeliyetçilik, aşırı kuşku duymak, güven ihtiyacı, günahkâr düşüncelerden korkmak, rezil olmaktan çekinmek, hata yapma kaygısı, başkasına zarar verme korkusu, pislikten ya da mikroplardan korkmak sayılabilir.

Yaygın kompulsiyon belirtileri arasında: Obsesyonun neden olduğu sıkıntılı durumdan kurtulmak için kişi, farklı davranışlarda bulunur. Bu davranışlardan bazıları şunlardır: el sıkışmamak, kapı tokmağını tutmamak, sürekli el yıkamak, değersiz nesneler biriktirmek, kilit, ütü gibi nesneleri sürekli kontrol etme ihtiyacı duymak, yemekleri belirli bir sıraya göre tüketmek, belirli kelimeleri tekrarlamak, rutin işleri yaparken sayı saymak, eşyaları belirli bir
düzene göre sıralamak.

OKB’nin terapisinde en sık yardımcı olduğumuz durumlar:

  • Kirlenme ya da bulaşma obsesyonu ve temizlik kompulsiyonu: Kişi ne kadar temiz olsa da veya ne kadar temizlese de kir, mikrop ve toz gibi etkenlerden dolayı yapılan temizliğin yeterli olmayacağına inanmasıdır.
  • Cinsel obsesyon: Kişinin kendisine ve yaşına uygun olmadığını ve utanç verici ya da kabul edilemez düşüncelere sahip olduğunu düşünme durumudur. Kişi bu düşünceleri kafasından uzaklaştırmakta zorlanır ve başkalarına karşı yanlış anlaşılabilecek davranışları yapmaktan korkar.
  • Sayma kompulsiyonu: Kişini sürekli olarak bir şeyleri saymasıdır. Bu kaldırım taşları, geçen arabalar ya da bina katları gibi çok farklı nesneler olabilir.
  • Tekrar etme kompulsiyonu: Kapıyı kilitlemeden önce kilidi üç kez açıp kapatmak ya da kapıyı 4 kez tıklatmak şeklinde görülebilen davranışlardır.

Obsesif Kompulsif Bozukluk

OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK

Çoğumuz zaman zaman, çeşitli konularda ya da günlük hayatımızda korkulara, endişelere ve takıntılara sahip olabiliriz. Ancak çoğu kez günlük hayatımız içinde ortaya çıkan bu duygularımız ve düşüncelerimizle baş edebilir ve sorunlarımızı hayatımızı etkilemeden çözüme ulaştırabiliriz. Herhangi bir konuda takıntılı düşüncelerimizin ya da davranışlarımızın günlük yaşamımızı etkileyecek ve günlük aktivitelerimizi aksatacak/kısıtlayacak duruma gelmesinde “Obsesif-Kompulsif Bozukluk” aklımıza gelmelidir. OKB, daha önceden nadir olarak görülen bir ruhsal bozukluk olarak kabul edilmesine karşın, son yıllarda yapılan araştırmalarda o kadar da nadir olmadığı saptanmıştır. Yapılan araştırmalarda ortalama olarak, OKB’nin her 100 kişiden 2-3’ünde görüldüğü saptanmıştır. Genellikle başlangıcının ergenlik döneminde ve 20-30 yaşlarında olmasına karşın, okul öncesi dönemdeki çocuklarda dahil görülebilmektedir. Erkeklerde daha erken yaşlarda başladığı saptanmasına rağmen, kadınlarda daha sık görülmektedir.

Yapılan araştırmalarda OKB’nin kesin bir nedeni bulunamasa da birkaç varsayım üzerinde durulmaktadır. OKB tanısı bulunan kişilerin anne-babalarında veya birinci derece akrabalarında OKB’nin sık olarak görülmesi, hastalığın genetik olabileceğini düşündürmektedir. Beyin üzerinde yapılan araştırmalarda ise, beynin bazı bölgelerinde ve özellikle sinirsel iletimde önemli rolü olan serotoninin işlevlerinde bozukluk saptanmıştır. Çocukluk çağında yaşanan travmaların (örneğin; cinsel istismar) ve ileri yaşamlarında maruz kalınan stres yaşantısının OKB’nin ortaya çıkışında önemli bir payı olduğu görülmüştür. Ayrıca; titiz, kuralcı, ayrıntıcı ve mükemmelliyetçi gibi kişilik özellikleri olan kişilerin OKB’ye daha yatkın olduğu görülmüştür.

Obsesif Kompulsif Bozukluk’un bileşenlerinden biri olan “obsesyon”, takıntılı düşüncelere, fikirlere ve dürtülere verilen addır. Obsesyonlar kişinin zihninde oluşmasına engel olamadığı, zihninden uzaklaştıramadığı düşüncelerdir. Kişi tarafından zaman zaman mantıkdışı olarak değerlendirilebilirler, yoğun sıkıntıya, huzursuzluğa ve anksiyeteye sebep olurlar. “Kompulsiyon” ise, obsesyonları tolere etmek için oluşturulan yineleyici davranışlar ve zihinsel eylemlerdir. Kompulsiyonlar, obsesyonların neden olduğu yoğun sıkıntı ve huzursuzluğu azaltmak ya da ortadan kaldırmak amacıyla yapılırlar.

Her takıntılı, bizi rahatsız eden düşünce ya da davranış obsesyon veya kompulsiyon olarak adlandırılmamaktadır. Bu davranışların/düşüncelerin bozukluk olarak nitelendirilebilmesi için günlük işlevselliği etkileyecek, kısıtlayacak hatta bozacak kadar şiddetli ve yoğun olması gerekmektedir. Örneğin, evden çıkmadan önce evimizin kapılarını/camlarını kontrol etmemiz gayet normal bir durumdur; fakat kişi tekrar tekrar kontrol ediyorsa veya yoldan geriye dönerek cam ve kapıları kontrol ediyorsa bu dikkat edilmesi gereken bir durumdur.

Bulaşma, kuşku, cinsel içerikli, dini içerikli ve simetri/düzen en yaygın görülen obsesyonlardandır. Temizlik, kontrol, simetri/düzen, dokunma, sayma ve biriktirme/saklama kompulsiyonları da yaygın olarak görülmektedir. Pislik veya mikrop bulaşmasından korkma, başkasına zarar vermekten korkma, hata yapmaktan korkma, şeytanca veya günahkar düşünmekten korkma, düzen/simetri/kusursuzluk ihtiyacı, aşırı kuşku veya sürekli güvence ihtiyacı yaygın obsesyonlar arasında gösterilebilir. Tekrarlayan bir şekilde elleri yıkama/duş alma, el sıkışmayı/dokunmayı reddetme, kilit/ocak gibi şeyleri tekrar tekrar kontrol etme, rutin işleri yaparken içinden veya dışından sürekli sayı sayma, bir şeyleri belli bir biçimde sürekli olarak düzenleme, belirli kelimeleri/cümleleri/duaları tekrarlama, işleri belli bir sayıda yapma ihtiyacı, değeri olmayan şeyleri toplama veya biriktirme de yaygın olarak gözlemlenen kompulsiyonlara örnek verilebilir.