Kategori: Kişilik Bozukluğu

Borderline Kişilik Bozukluğu

Borderline Kişilik Bozukluğu Nedir?

Ruhsal bozuklukların bir türüdür. Genellikle ergenlik veya yetişkinlik döneminin erken safhalarında gelişir. Duygu durumundaki değişkenlik, dürtüsel davranışlar ve kişinin kendisine duyduğu saygı (öz saygı) en önemli belirtileridir. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsüne göre, Amerikada yaşayan yetişkin bireylerin yaklaşık olarak %1.6’sına Borderline Kişilik Bozukluğu teşhisi konulmuştur.

BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU’nin Ortaya Çıkmasına Neden olan Etmenler

Günümüzde halen daha, araştırmacılar BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU’nun kesin nedenleri üzerinde araştırmalar yapmaktadırlar. Genler, çevresel faktörler ve serotonin anormallikleri gibi çeşitli faktörler’in BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU üzerinde etkisi olduğu bilinmektedir.

  • Genler: BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU genler ile alakalı bir durumdan kaynaklı olabilir. Amerika’da kişilik bozuklukları üzerine yayın yapan bir derginin ikiz çoçuklar üzerinde yaptığı araştırma sonucunda, genetik etkinin bu bozukluk üzerindeki etkisinin hiçte azımsanmayacak derecede olduğu belirlenmiştir.
  • Çevresel Faktörler: Stabil olmayan, çocuğun kötü muameleye maruz kaldığ ve ilgi eksikliğinin yaşandığı çevrelerde BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU’nun gelişme riskinin arttığı görülmektedir.
  • Serotonin Anormallikleri: Serotonin, insanların ruh halinin düzenlenmesine yardım eden bir hormondur. Serotonin üretimindeki anormallikler, kişinin BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU’na olan yatkınlığını arttırabilir.

BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU’nin Görülme İhtimalinin Daha Fazla Olduğu Durumlar

Aşağıdaki durumların sağlanması durumunda kişide BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU riski olabileceği düşünülmektedir;

  • BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU teşhisi konulmuş bir aile bireyine sahip olmak
  • Duygusal olarak istismar edilmiş çocuklarda
  • Duygusal olarak stabillikten uzak olmak veya duygusal olarak kırılgan olman çocuklarda
  • Dürtüsel davranan aile bireylerine sahip çocuklarda

görülme ihtimali daha yüksektir.

BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU’nun Tanısı ve Semptomları

APA ve DSM’deki değerlendirmeler baz alındığında aşağıdaki maddeler BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU’nun bütün belirtileri ve semptomlarıdır.

  • Kişinin gerçek veya hayali olarak sosyal çekilme yaşaması.
  • Stabil olmayan benlik algısı.
  • Kişinin ilişkilerinde stabil olmayan davranışlar göstermesi.
  • Kişinin kendi yaşamının en az iki alanında dürtüsel davranması.Buradaki davranışlar kişiye zarar veren aktivitelerdir. Örneğin, çok fazla para harcamak veya madde bağımlılığı.
  • Kişinin daha öncesinde kendini sakatlayıcı veya intihar denemeleri olması.
  • Çok sık ruh hali değişimlerinin görülmesi. Bu değişimler genellikler birkaç saat surer ama birkaç gün veya daha fazlada sürebilir.
  • Ciddi seviyede ve uzun surely boşluk hissi.
  • Kişinin öfkesini kontrol etmede zorluk yaşaması veya sebep olmadan çok ciddi derecee öfkelenmek. Kişi, sürekli olarak çok sinirli bir tavır takınabilir, öfkesini sıklıkla gösterebilir veya sıklıkla fiziksel şiddete başvurabilir.
  • Stres ile ilişkili paranoya nöbetlerinin yaşanması.

Bir kişiye BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU teşhisi konulabilmesi için, yukarıda ifade edilen DSM’in değerlendirme ölçütlerinden en az 5 tanesinin hastada görülmesi gerekmektedir.

BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU’nun Tedavi Yöntemleri

Genel anlamda BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU’nun tedavisinde kullanılan 4 tane method vardır. Bu methodlardan sadece birinin veya birkaçının aynı anda kullanılması mümkün olabilir.

  • Psikoterapi: Psikoterapi BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU’nun tedavisinde kullanılan en temel tedavidir. 3 tipi vardır. Bunlar; kavramsal davranış terapisi (cpt), kavramsal davranış terapisi (dbt) ve şema odaklı terapi. CBT, hastanın kendisi veya bir başkası ile alakalı sağlıklı olmayan inançları, davranışları veya doğru olmayan algılarını algılamayı ve değiştirmeyi amaçlayan methoddur. CBT, kişi kendisini kızgın, güvensiz, endişeli veya intihara meyilli hissettiğinde nasıl davranması gerektiğini öğretir. DBT, kişiye inançları ve davranışları nasıl tanıyacağını, nasıl onların farkında olacağını ve onları nasıl kabul edeceğini öğretir. Şema odaklı terapi, kişiye kendisini ve dünyayı pozitif yönleriyle görmesi konusunda yardımcı olur.
  • Meditasyon: Meditasyona direk olarak bir tedavidir demek yanlış bir ifadedir ama hastalığın semptomlarını rahatlatmak için kullanılmaktadır. Psikoterapiye ek olarak uygulanması tavsiye edilebilmektedir. Örneğin;
  1. Depresyonu tedavi etmesi için antidepresan kullanımı.
  2. Agresif semptomları iyileştirmek için antipsikotiklerin kullanımı.
  3. Endişeyi ve kaygıyı tedavi etmek için sakinleştiricilerin kullanımı.
  • Hastanede Bakım: Eğer hastanın semptomları ciddi seviyelerdeyse, kişiye hastanede tedavi alması önerilebilmektedir. Genellikle hastanede tedavinin önerildiği durumlar ise intihar ile alakalı davranışların, intihar düşüncelerinin veya kişinin kendine veya bir başkasına zarar vermek ile alakalı durumlardır.
  • Alternatif Terapi: Omega-3 yağ asitleri, BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU olan hastalarda depresyon ve saldırganlık semptomlarının rahatlatılmasında kullanılabilmektedir. Ama kesin bir faydadan bahsedebilmemiz için bu konu hakkında daha fazla araştırmaların yapılması gerekmektedir.

BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU’nun Muhtemel Komplikasyonları

  • BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU, kişinin diğer bozukluklara karşı olan riskini arttırabilmektedir. Depresyon, kaygı, yeme bozukluğu, bipolar bozukluk ve madde bağımlılığı buna örnek olarak verilebilir.
  • Ayrıca kişinin göstermiş olduğu BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU semptomları hastada şu konularda da artan risk olarak ortaya çıkabilmektedir. (iş ile alakalı problemler, ilişki problemleri, suistimal temelli bir ilişkide suistimal eden veya edilen taraf olarak bulunmak, kendini yaralama, intihar, şiddet ile alakalı suçların kurbanı olma, cinsel yoldan bulaşan hastalıklar ve fiziksel kavgalarda bulunma) konularında artan bir riskten söz edilebilir.
narsistik kişilik bozukluğu

Narsisistik Kişilik Bozukluğu

Bu bozukluğun çok önemli olan üç tane belirtisi vardır. Bunlar; diğer insanlara doğru sunulan empati yeteneğinin eksikliği, takdir edilme ihtiyacı ve kendini çok muazzam görme olarak sıralanabilir. Bu durumdaki kişiler genellikle kibirli, ben merkezli, manipüle etmekten hoşlanan ve talapkâr olarak tanımlanırlar. Ayrıca bu kişilerin görkemli ve şatafatlı fantezileri olabilir ve bu yüzden de özel bir yaklaşımı hakettiklerini düşünebilirler. Narsisistlik belirtileri genellikle yetişkinliğin başlarında görülmektedir ve narsisist teşhisinin konulabilmesi için kişinin birden fazla ortamda (örneğin; iş hayatı, romantik ilişki) narsisistlik belirtilerini göstermesi zorunludur. Narsisistik kişilik bozukluğu olan kişilerin iletişim içinde olduğu insanların çoğuda benzer semptomlar gösteren veya en azından kendilerinin benzersiz olduklarını ve bazı konularda doğuştan yetenekli olduklarını düşünen kişilerdir. Bu durumdan ötürüde bunların iletişimde olduğu kişilerinde öz güveni oldukça yüksekdir. Bu kişiler, etraflarındaki insanların onlara karşı aşırı derecede ilgi duymasını isterler. Aynı zamanda da herhangi bir konu hakkında eleştirilmekten hoşlanmazlar.

Semptomlar

Bir kişiye narsisistik kişilik bozukluğu teşhisi konulabilmesi için, DSM-5’e göre belirlenen aşağıdaki maddelerden en az 5 tanesini yetişkinlik döneminin erken safhalarından beri gösteriyor olması gereklidir.

  • Kendini aşırı derecede önemsemek
  • Sınırsız başarı, güç, güzellik ve ideal aşk ile alakalı kurulan fanteziler ile kişinin kafasının sürekli meşgul olması
  • Hayranlık olgusuna karşı duyulan aşırı ihtiyaç
  • Kendilerinin sadece özel insanlarla iletişim kurabileceklerine olan inanç
  • Özel muameyi hak ettiğine dair olan inanç
  • Diğer insanları kötüye kullanmak ve onlardan çıkar sağlamak
  • Empati yeteneğinin eksikliği
  • Diğerlerinin onu kıskandığına olan inanç
  • Kibirli ve karşısındaki kişileri aşağılayıcı davranışlar sergilemek

Narsisistik kişilik bozukluğu olan kişiler sıklıkla eleştirilere maruz kalmaktadır. Onlar da bu eleştirilere genellikle öfkeli bir şekilde karşılık verirler. Ama bu durumun sonucu olarak kişinin kendisini sosyal olarak soyutlaması da sıklıkla görülmektedir.

Bu kişilerin kendi fikirlerini aşırı önemseyip herşeyin ötesine koyarken, iletişimde oldukları diğer bireylerin fikirlerini küçümsemeleri ve kaale almamaları içinde bulunulan ilişkilere ciddi anlamda zarar vermektedir. Narsisistik kişilik bozukluğuna sahip olan kişiler çalıştıkları anlanda çok başarılı bireyler olsalar bile, sahip oldukları bu bozukluğun performansları üzerinde negative etkisi vardır.

Araştırmacılar, narsisistik kişilik bozukluğu ile madde bağımlılığı, ruh hali ve kaygısal bozukluklar arasında bir ilişki olduğunu belirtmektedirler. Bu durum, söz konusu kişilerin dürtüselliği ve daha fazla oranda utanma hissinin deneyimlenmesi üzerinde bir etkisi olabilir.

Ergenlik dönemindeki bireylerin narsisitik kişilik özellikleri göstermesi, yetişkinlikte narsisistik kişilik bozukluğu yaşayacaklar demek değildir.

Nedenler

Bu bozukluğun nedenleri henüz tam olarak belirlenebilmiş değildir. Bu durumun ortaya çıkmasında genetik ve biyolojik faktörlerin etkisi olduğu gibi çevresel etkenlerin ve hayatın erken döneminde yaşanılanların çok önemli etkisi vardır.

Tedavi

Narsisistik kişilik bozukluğunun tedavisi oldukça zorlayıcı olabilmektedir. Bunun sebebi ise bu kişilerin aşırı derecede kendi yaptıklarını savunması ve kendilerini mükemmel görmelerinden kaynaklanmaktadır. Çünkü; içinde bulundukları durum kendi problemlerini ve kırılgan noktalarını kabullenmelerini ve başka birisine anlatmalarını oldukça zorlaştırır.Psikoterapi bu kişilerin diğer insanlarla daha sağlıklı ve daha anlayışlı yollar ile iletişim kurmasına yardımcı olabilmektedir.

Evlilik Kişilik

Evlilik ve Kişilik

Evlilik yaşamında, kişilik çatışmaları ciddi sorunlara yol açabilir, eşlerin birbirleriyle uyumsuz kişilik özelliklerine sahip olmaları problemlerin yaşanmasına neden olabilir, bu nedenle evlenmeden önce eşlerin birbirlerini iyi tanımaları çok önemlidir. Evlilik öncesi ilişkide kişiler kendilerinden çok farklı kişilik özelliklerine sahip kişileri çekici bulabilirler ve uygun aday olarak görebilirler. Ancak evlilik birçok alanın paylaşıldığı, karmaşık bir ilişki olduğu için eşlerin kişilik özelliklerinin uyumlu olması çok büyük önem taşır. Bazı kişilik yapıları ve özellikleri şöyle sıralanabilir: Devamı