Kategori: Boşanma

sanal aldatma internet

Aldatma Psikolojisi

Aldatma, evli ya da duygusal bir ilişki içindeki kişilerden birinin bir başka üçüncü kişi ile duygusal veya cinsel düzeyde ilişkiye girmesi olarak tanımlanabilir.

İnsanların sosyal anlamda temel ihtiyaçları kabul edilmek, beğenilmek, onaylanmak, güvenmek ve sevilmektir. Kişi kendini mutsuz, önemsiz, değersiz hissettiğinde bu temel ihtiyaçlarını karşılamak için çareler arar, başka kişilerin kendisine değer vermesi onu mutlu eder. Bu gibi durumlar kişileri aldatmaya sürükleyebilir.

Aldatan kişi yakalanmadığı sürece davranışa devam eder, sonuçlarını hep düşünür; fakat içsel çatışmayı da aşamaz. Genellikle aldatma sonrası vicdani rahatsızlık oluşur. Buna bağlı olarak suçluluk duygusu ortaya çıkar. Zaman zaman da kişi kendisini daha iyi hissetmek için eşinin hatalarını aramaya başlar. Aldatmalarda kişi aldatmanın nedenini kendisi dışında başka nedenlere dayandırdıkça kendisini daha iyi hissedeceği için, devamlı olarak eşinin hatalarını görmek ister. Aksi halde eşinin mükemmel olması aldatanın vicdani rahatsızlığını daha da arttırır. Bu durumda aldatan kişi huzursuzluktan dolayı ayrılmayı daha fazla isteyebilir.

Aldatma tek bir nedenle açıklanamayacak kadar derin bir konudur. Aldatmak, kişinin hayatındaki boşlukları doldurma ihtiyacının sonucudur. Çocukluğundan itibaren değersizlik duygusu içinde büyüyen biri uygun ortamda bu duygusunu tatmin etmek için aldatabilir. Kişi bir anlık heyecan için de bunu yapabilir. Aldatmanın nedenlerine bakılacak olunursa; doyumsuzluk, duygusal boşluk, ilgi, şefkat eksikliği, anlık haz, değersiz hissettirme, intikam duygusu, aradığı bir özelliği başkasında bulma, egosal tatmin, sınırlar bana göre değil algısı, vb. durumlar sayılabilir. Bu nedenler aldatan kişilerin cinsiyetleri üzerinde incelendiğinde cinsiyet faktörünün aldatma gerekçelerinin niteliğini değiştirebilir. Bu gerekçelerden erkeklerin aldatmaya nedeni olarak daha çok fizyolojik ihtiyaçlar ve dürtüler üzerine sebepler sıralanırken, kadınların duygusal tatminsizlik, ilgisizlik, boşluk hislerinden kaynaklı duygusal ihtiyaçları üzerine sebepler sıralanabilir.

Aldatılan kişi kendini yetersiz, beğenilmeyen, ilgi çekici olmayan biri olarak görür. Aldatılan kişi değersizlik, pişmanlık, suçluluk, umutsuzluk, öfke, güçsüzlük vb. temel düşünce ve duyguları yaşamaya başlar. Aldatılan kişilerde “keşke”ler çoktur. İlişkisinde harcanan emek, zaman, gösterdiği sadakat, yaptığı fedakarlıklar vb. tümü üzerinde yoğunlaşır. Bu sebeplerden dolayı aldatılan kişi aldatanı aldatma girişiminde de bulunabilir. Burada asıl amacı aldatmak değil, intikam almaktır.

Bazı kişiler için aldatma bir ilişkiyi bitirmek için kuvvetli bir sebepken, bazı kişiler için ilişkiye ikinci bir şans verilebilir. Maalesef bu konuda tek bir doğru yoktur. Aldatan kişi durumu çözmek ve ilişkiyi toparlamak istiyorsa öncelikle bütün kusuru üstlenmeli ve eşler bu durumu kabullenmelidir. Kabullenme olmadan iyileşme olmaz. Şüphelenildiğinde suçlamak ve üsteleyerek saldırmak yerine çözüm odaklı olup karşı tarafın açıklamalarını dinlemeden karar vermemek gerekir. “Bir kez aldatan hep aldatır” doğru bir çıkarım değildir. Fakat devamlı olarak bir aldatma söz konusu ise eşler için en sağlıklı olan ya destek almak ya da ayrılmaktır. Çünkü zaman içerisinde her iki tarafın da ruh sağlığı bozulabilir.

Aldatma olayı bir ilişki için sarsılma olarak yaşanıp ilişkiyi tekrar dizayn etmek için aynı zamanda olumlu bir fırsata dönüştürülebilir. Aldatma sayesinde ilişkide yaşanan sorunlar, konuşulmayanlar, biriktirilenler ortaya çıkar ve çözümü için adımlar atılır. Aldatma sonrası en büyük sorun tekrar güvendir. Aldatan kişi, aldatılan kişinin güven ihtiyacını karşılamak için sabırlı olmalı, sorulacak sorulara karşı tutarlı olmalıdır. Eğer ilişkinin bir düzene girilmesi isteniyorsa aldatan kişinin aldatılana karşı net olması gerekir. Aldatılan kişi de evlilikteki zayıf ve sorunlu kısımları fark etmeli, çözüm odaklı yaklaşmalıdır.

Evlilik

Ülkemizde Boşanma ve Nedenleri

ÜLKEMİZDE BOŞANMA ve NEDENLERİ

Aile; var olan kan bağı yoluyla veya evlilik ve diğer yasal yollarla, akrabalık ilişkisi içine giren ve grubu oluşturan bireylerin birçok ihtiyacının karşılandığı toplumsal birimdir.

Evlilik; üyeleri arasında ait olma duygusunun paylaşılması ve bunun sevgi, saygı, dayanışma içerisinde sürdürülmesi amacı güden topluluk. Evlilik birliği karı-koca olma rolleriyle başlayıp, çocuk eşlik ettiği zamanda ebeveynlik rolünün eklenmesiyle devam edebilir.

Evliliğin çeşitli nedenlerle sürdürülememesi durumunda eşlerin ortak kararı sonucu veya çiftlerden birinin tercihi ile boşanma meydana gelebilir.

Boşanma, eşlerin hayattayken kanunlar çerçevesinde hakim kararıyla evliliklerine son vermeleridir.

ÜLKEMİZDE BOŞANMA

Evlilik birliğinin sonlandırılması sadece ülkemizde değil Dünya’ da genel bir toplumsal sorun olarak değerlendirilir. Ancak kültürel sebeplerin ağırlıkta olmasıyla ülkemizde boşanma genellikle olumsuz karşılanmaktadır. 2007 yılında ülkemizde yapılan araştırmalara göre boşanmanın %38.7’si ilk beş yıl içerisinde gerçekleştirildi. Araştırmaya göre son yıllarda dikkat çeken bir durum söz konu olmakta. 20 yıl ve daha uzun süren evliliklerde bundan önceki yıllara oranla bir artış söz konusudur.

Yine ülkemizde yapılan bir diğer araştırma da kadın-erkek cinsiyetine göre boşanma nedenleri incelendiğinde;

En önemli boşanma nedeni her iki cinsiyette de sorumsuz ve ilgisiz davranma oldu. Bu oran, kadınlar için %61,5, erkekler için ise %40,2 oldu. Kadınlar için sorumsuz ve ilgisiz davranmadan sonra en önemli boşanma nedenleri %42,6 ile evin ekonomik olarak geçimini sağlayamama, %36,4 ile dayak/kötü muamele oldu. Erkekler için sorumsuz ve ilgisiz davranmadan sonra en önemli boşanma nedenleri ise %24,5 ile eşin ailesinin aile içi ilişkilere karışması ve %24 ile eşlerin ailelerine karşı saygısız davranması oldu.

Boşanma sürecini yaşayan her birey aynı duygulardan veya aynı dönemlerden geçmeyebilirler.

BOŞANMA NEDENLERİ

Boşanma nedenleri kanunlar önünde yani kadın ve erkeğin evlilik birliğini koruma altına alan Medeni Kanun’da sınırlı sayıda ele alınmıştır. Genel başlıklar altında özel nedenler olarak sınıflandırma yapılmıştır.

Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri sayılmış olup, özel haller olarak:

  • Zina
  • Hayata kast ve pek kötü veya onur kırıcı davranış
  • Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme
  • Terk
  • Akıl hastalığı
  • Evlilik birliğinin sarsılması

Özel Nedenler:

  • Ekonomik sebepler
  • Eşlerin sosyo-kültürel yapı farklılıkları
  • Cinsel sorunlar
  • İletişim bozukluğu
  • Eşlerden birinin ihaneti
  • Aile içi şiddet
  • Zevk ayrılıkları
  • Eşlerin birbirlerini ihmal edişi
  • Ailelerin aşırı müdahalesi
  • Eşlerden biri ya da ikisinin ailelerine bağımlı ya da zayıf kişilikte olmaları
  • Çocuk olmaması
  • Ciddi ekonomik ve sınıfsal farklılıkları
  • Yaş farkının fazla olması
  • Erken yaş evlilikleri
  • Aile baskısı ile evlendirmeler
  • Taraflardan birinin ani kişilik ve yaşam pratiğinin değişmesi
  • Psikiyatrik sorunlar
  • Uyuşturucu, alkol ve kumar bağımlılığı (Can,Y.,Aksu,N,2016 Akt.İ.Sucu,2007).
boşanma çocuklar terapi

Boşanma Çocukları Nasıl Etkiler?

Evlilik- Boşanma- Çocuk

Birbirini seven iki insan hayaller ve umutlarla bir evliliğe adım atarlar. Zaman geçer bazen işler yolunda gitmez ve bazı sıkıntılar çıkmaya başlar. Evliliğin üç temel bağı vardır: Sevgi, saygı ve güven. Bunlardan biri ya da birkaçının zayıflamasıyla evlilikte çatışmalar yaşanmaya başlar. Bazen bu durumlarda orta yol bulunup sıkıntılar çözülmeye çalışır ama bazen de artık çözülemez hale gelmiştir. Bu aşamadan sonra evliliğin artı ve eksi yanları muhasebe edilmeye başlar. Eğer ki ailede çocuklarda varsa bu süreç biraz daha farklı ilerlemeye başlar.

Elbette evlilikte hemen bitirmek yerine olası çözümler üzerine konuşmak daha iyi bir yol gibi görünse de bazen sağlıklı boşanma da iyi bir yol olabilir. Çünkü çocuklar daha çok ebeveynlerin nasıl boşandıkları üzerinden olaya bakarlar.

Bazı aileler çocukların yanında asla tartışmazlar ve onları başka bir ortama gönderirler. Tabi ki her konu çocuklarla birlikte konuşulmaz fakat çocuğa bir anlaşmazlık yaşandığı ama konuşarak halledilebildiklerini anlatan bir ebeveyn olması işleri daha kolay bir hale getirebilir. Örtbas edilen tartışma durumlarını çocuklar hisseder ve evdeki sıcak ortamın kaybolduğunu fark ederler. Ve eğer çocuk bu konuda bir iletişimsizlik yaşarsa belirsizliğin verdiği bir endişe içine girebilirler. Evliliklerde bazen tartışmalarında olabildiğini fakat bunlarında çözülebildiğini gören çocuklar daha güven duygulu yetişirler.

Aileler anne baba ve çocukların arasındaki duygusal bağın oluşturulduğu ilk yerdir ve bu ilişkide yaşanan olaylar çocukları oldukça etkilemektedir. Anne babaların ayrılmasına çocukların bazıları suçluluk, bazıları kızgınlık, bazılarıysa yadsımaya varan tepkiler gösterirler.

Çocuklar ailelerinin dağıldığını düşünmeye başladıklarında çevrelerinde gördükleri her mutlu aile onlar için hüzünlü bir olay halini alabilir. Aslında bu durum anne babanın durumu çocuklarına nasıl yansıttığıyla ilgili bir durumdur. Çiftler çocuklarının yaşları uygunsa karşılarına alıp bu konuda konuşabilirler. Birlikte yaşayamadıklarını, başka yolları kalmadığı için boşanma yolunu seçtiklerini fakat bunun anne baba olmaları gerçeğini değiştirmediğini anlatmaları çocuğun gelişimi için önemlidir. Burada yapılacak en büyük yanlış çocuğa boşanma gerçekleştikten sonra anlatılmasıdır. Oysa 7 yaşından büyük çocuklar öncesinde psikolojik olarak bu duruma hazırlanırsa süreç daha kolay atlatılabilir bir hal almaktadır. Eğer bütün olaylar olup bittikten sonra çocuğa söylenirse çocuk öfke duyabilir ve bu da onu çeşitli psikolojik sorunlara itebilir.

Boşanmış anne babalarla ilgili son durum ise evlerin ayrılmasıdır. Evleri ayrılan anne ve babalar çocuk yanlarındayken diğer ebeveyn hakkında kötü yorumlarda bulunmamalı, çocuğun bu durumlarda bir taraf olması beklenmemelidir. Çocuk annesinin yanındayken babası hakkında, babasının yanındayken de annesinin hakkında yapılan olumsuz yorumlar çocuğun anne ve babasına olan saygısını ve güvenini yitirmesine neden olabilir.

boşanma çocuklar terapi

BOŞANMA VE ÇOCUKLAR

Boşanma konusunda, boşanma öncesinde ve boşanma sonrasında psikolojik destek İzmir Alsancak’ta bulunan PSİKOAKTİF Terapi ve Danışmanlık Merkezinde Uzman Psikologlar tarafından verilmektedir.

Boşanma çocuğa nasıl söylenir, boşanma kararı çocuğa nasıl anlatılmalı, boşanma çocuğu nasıl etkiler sorularının cevapları için ve boşanmanın çocuklar üzerindeki etkileri hakkında detaylı bilgi için Boşanma ve Çocuklar konulu yazımızı okuyunuz.

Boşanma Terapisi İzmir, Boşanma Öncesi Danışmanlık ve Boşanma Sonrası Danışmanlık
Devamı

boşanma çocuklar

BOŞANMA ÇOCUKLARI NASIL ETKİLER

Evliliği kötü giden anne-babaların en sık sorduğu sorular, boşanma çocukları etkiler mi? boşanma çocukları nasıl etkiler?, boşanma çocuğa nasıl söylenir? gibi sorulardır.
Eşler arasında yaşanan çatışma ve boşanmanın etkisi üzerine yapılan çalışmalar son yıllarda oldukça artmıştır. Boşanmanın toplumsal, ekonomik ve psikolojik sonuçları bulunmaktadır. Devamı