Etiket: <span>Sınırda Kişililik Bozukluğu</span>

BORDERLINE KİŞİLİK BOZUKLUĞU

BORDERLINE KİŞİLİK BOZUKLUĞU

BORDERLINE KİŞİLİK BOZUKLUĞU

BORDERLINE KİŞİLİK BOZUKLUĞU
BORDERLINE KİŞİLİK BOZUKLUĞU

Borderline kişilik bozukluğu yani sınırda kişilik DSM-V’te bulunan pek çok kişilik bozukluğundan yalnızca bir tanesidir. En sık yaşanılan rahatsızlıklardan biri olmakla birlikte, zaman zaman hayata hükmedici de olabilir.

Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu Nedir?

Borderline kişilik bozukluğu, değişen ruh halleri, benlik imajı ve davranışların devam eden şeması ile işaretlenmiş bir hastalıktır. Bu belirtiler genellikle dürtüsel eylemlere ve ilişkilerde sorunlara neden olur. Sınırda kişilik bozukluğu olan kişiler, birkaç saatten birkaç güne kadar sürebilen yoğun öfke, depresyon ve anksiyete atakları yaşayabilir. Sınırda kişilik bozukluğunuz varsa, muhtemelen bir hız trenindeymişsiniz gibi hissedersiniz – ve sadece dengesiz duygularınız veya ilişkileriniz nedeniyle değil, aynı zamanda kim olduğunuza dair tereddütlü hisleriniz yüzünden de bunu hissedebilirsiniz. Sınırda kişilik bozukluğu hastaları:

  • Kendi imajını, hedeflerini ve hatta sevdiği ya da hoşlanmadıkları, kafa karıştırıcı ve belirsiz hissettiren şekillerde sık sık hissetme ve bunların devamlı değişimine maruz kalma halindedir.
  • Sınırda kişilik bozukluğu olan insanlar son derece hassas olma eğilimindedir. Bazıları bunu, açıkta bir sinir ucuna sahip olmak olarak tanımlayabilir.
  • Küçük birtakım şeyler yoğun tepkileri tetikleyebilir.
  • Ayrıca bir kez üzüldüklerinde ya da sinirlendiklerinde, sakinleşmekte zorlanabilirler.
  • Bu duygusal uçuculuğun ve kendi kendini yatıştırmadaki yetersizliğin ilişki kargaşasına ve dürtüsel, hatta pervasız davranışlara nasıl yol açtığını anlamak kolay olmayabilir.
  • Ezici duyguların sancıları içindeyken, doğru düşünmek zordur.
  • Ayrıca kişi kendini suçlu veya utandıran incitici şeyler söyleyebilir veya tehlikeli veya uygunsuz şekillerde hareket edebilir.

Kaçması imkansız gibi hissedilebilen acı verici bir döngüdür. Öte yandan, daha iyi hissetmenize ve düşüncelerinizi, duygularınızı ve eylemlerinizi kontrol altına almanıza yardımcı olabilecek etkili çözümler ve başa çıkma yöntemleri vardır.

Borderline Kişilik Bozukluğu Neden Ortaya Çıkar?

Sebebi net bir şekilde belli olmasa da sınırda kişilik bozukluğunun çeşitli genetik ve çevresel faktörlerle ortaya çıktığı düşünülür. Bireyin büyüdüğü ortam ve sahip olduğu aile yapısı burada önem taşır. Ayrıca diğer kişilik bozukluklarında olduğu gibi borderline kişilik bozukluğunda da annenin hamilelik süreci ve yaşantısı önemlidir.

Borderline Kişilik Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?

Sınırda kişilik bozukluğu olan bireyler genelde kendilerini şu ifadelerle özdeşleştirebilir:

  • “Sık sık boş hissediyorum.”
  • “Duygularım çok hızlı değişiyor ve sıklıkla aşırı üzüntü, öfke ve endişe yaşıyorum.”
  • “Değer verdiğim insanların beni terk etmesinden sürekli olarak korkuyorum.”
  • “Romantik ilişkilerimin çoğunu yoğun ama istikrarsız olarak tanımlarım.”
  • “Hayatımdaki insanlar hakkında hissettiklerim bir andan diğer bir ana çarpıcı bir biçimde değişebilir ve bunun nedenini bilmiyorum.”
  • “Dikkatsizce araba kullanmak, güvensiz seks yapmak, aşırı içki içmek, uyuşturucu kullanmak veya çılgınca para harcamak gibi tehlikeli veya sağlıksız olduğunu bildiğim şeyleri sık sık yaparım.”
  • “Kendime zarar vermeye teşebbüs ettim, kendimi kesmek gibi kendine zarar verme davranışlarında bulundum veya çevremdekileri intiharla tehdit ettim.”
  • “Bir ilişkide kendimi güvensiz hissettiğimde, diğer kişiyi yakın tutmak için çeşitli hareketler yapma eğilimindeyim.”

Bu gibi cümleleri kullanıyorsanız ya da çevrenizde bu cümleleri sık sık duyduğunuz biri varsa sınırda kişilik bozukluğuna sahip olabilir. Şimdi tanı kriterlerini yakından inceleyelim.

Borderline kişilik bozukluğu teşhisi konulabilmesi için, kişinin aşağıdaki semptomlardan en az beşini göstermesi gerekir. Ayrıca semptomlar uzun süredir devam etmeli (genellikle ergenlik döneminde ya da erken yetişinlik döneminde başlar) ve hayatınızın birçok alanını etkilemelidir.

  • Terk edilme korkusu: Borderline kişilik bozukluğu olan insanlar genellikle terk edilmekten veya yalnız kalmaktan korkarlar. Sevdiğiniz birinin işten eve geç gelmesi veya hafta sonu dışarı çıkması gibi zararsız bir şey bile sizde yoğun bir korku yaratabilir. Bu, diğer kişiyi yakın tutmak için çılgınca çabalara neden olabilir. Yalvarabilir, sarılabilir, kavga başlatabilir, sevdiğiniz kişinin hareketlerini takip edebilir ve hatta kişinin ortamdan ayrılmasını fiziksel olarak engelleyebilirsiniz. Ne yazık ki, bu davranış tam tersi bir etkiye neden olabilir: başkalarını diğer bir deyişle partnerinizi sizden uzaklaştırır.
  • Kararsız ilişkiler: Sınırda kişilik bozukluğu olan insanlar yoğun ve kısa süreli ilişkilere sahip olma eğilimindedir. Her yeni insanın sizi bir yandan tamamlanmış hissettirecek kişi olduğuna inanarak çabucak aşık olabilirsiniz. Fakat aynı zamanda sık sık sizi hayal kırıklığına uğrattığını da düşünürsünüz. İlişkileriniz ya mükemmel ya da korkunç görünür, ortası olmayabilir. Partnerleriniz, arkadaşlarınız veya aile üyeleriniz, idealleştirmeden değersizleştirmeye, öfkeye ve nefrete kadar olan bu hızlı dalgalanmalarınızın bir sonucu olarak duygusal olarak yıkıntı altında gibi hissedebilirler.
  • Net olmayan veya kayan öz imaj: Sınırda kişilik bozukluğunuz olduğunda, benlik duygunuz genellikle dengesizdir. Bazen kendiniz hakkında iyi hissedebilirsiniz, ancak diğer zamanlarda kendinizden nefret edersiniz, hatta kendinizi kötü olarak görürsünüz. Muhtemelen kim olduğunuza veya hayatta ne istediğinize dair net bir fikriniz de yoktur. Sonuç olarak, sık sık işinizi, arkadaşlarınızı, partnerlerinizi; dini, değerleri, hedefleri ve hatta cinsel kimliğinizi değiştirebilirsiniz.
  • Dürtüsel, kendine zarar veren davranışlar: Sınırda kişik bozukluğu olan bir kişiyseniz, özellikle üzüldüğünüzde; zararlı veya duygusal birtakım davranışlarda bulunabilirsiniz. Kiraya yatıracağınız parayı harcayabilir, aşırı yemek yiyebilir, dikkatsizce araba kullanabilir, hırsızlık yapabilir, korunmasız cinsel ilişkiye girebilir, uyuşturucu kullanabilir veya alkol kullanımında aşırıya kaçabilirsiniz. Bu riskli davranışlar, o anda kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olabilir, ancak uzun vadede size ve çevrenizdekilere zarar verir.
  • Kendi kendine zarar vermek: İntihar davranışı ve kasıtlı kendine zarar verme sınırda kişilik bozukluğu olan bireylerde yaygındır. İntihar davranışı; intihar hakkında düşünmeyi, intihara yönelik hareketler yapmayı veya gerçekten intihar girişiminde bulunmayı içerir. Kendine zarar verme ise intihar niyeti olmadan kendinize zarar vermeye yönelik tüm diğer girişimleri kapsar. Kendine zarar vermenin yaygın biçimleri arasında bir cisimle kendini kesme ve yakma yer alır.
  • Aşırı duygusal dalgalanmalar: Kararsız duygular ve ruh halleri borderline kişilik bozukluğunda yaygındır. Bir an için mutlu hissedebilirsiniz, sonra da umutsuzluğa kapılabilirsiniz. Başkalarının umursamadığı küçük şeyler sizi duygusal bir boşluğa sürükleyebilir. Bu ruh hali dalgalanmaları yoğundur, ancak oldukça hızlı geçme eğilimindedir (depresyon veya bipolar bozukluğun duygusal dalgalanmalarının aksine). Genellikle sadece birkaç dakika veya birkaç saat sürer.
  • Kronik boşluk duyguları: Sınırda kişilik bozukluğu olan insanlar, sanki içlerinde bir delik veya boşluk varmış gibi, genellikle boş hissetmekten bahsederler. Bu his rahatsız edicidir, bu yüzden boşluğu uyuşturucu, yemek veya seks gibi şeylerle doldurmaya çalışabilirler. Ama genellikle hiçbir şey onlara gerçekten tatmin edici gelmez.
  • Patlayıcı öfke: Borderline kişilik bozukluğunuz varsa, yoğun öfke veya kısa süreli bir öfke ile mücadele edebilirsiniz. Ayrıca sinirlendiğinizde kendinizi kontrol etmekte sorun yaşayabilirsiniz. Bu öfkeyi genelde bağırmak, bir şeyler fırlatmak veya öfkeyle tamamen tükenmek şeklinde dışarıya vurabilirsiniz. Bu öfkenin her zaman dışa doğru yönlendirilmediğine dikkat etmek önemlidir. İş işten geçince yani çevrenize ya da sevdiklerinize zarar verdikten sonra kendinize kızgın hissedip pişmanlık duymanız da oldukça beklenen bir şeydir.
  • Şüpheli hissetmek veya gerçeklikle temastan kopmak: Sınırda kişilik bozukluğu olan insanlar genellikle başkalarının davranışları hakkında paranoya veya şüpheli düşüncelerle mücadele ederler. Stres altındayken, gerçeklikle bağlantılarını bile kaybedebilirler. Kendilerini siste veya kendi bedenlerinin dışındaymış gibi hissedebilirler.

Borderline Kişilik Bozukluğunun Tedavisi Var Mıdır?

Geçmişte, birçok akıl sağlığı uzmanı, sınırda kişilik bozukluğunu tedavi etmeyi zor buldu, bu yüzden o zamanlar için yapılacak çok az şey olduğu sonucuna vardılar. Sonuçta bilim bu kadar ilerlemiş değildi. Ancak borderline kişilik bozukluğu artık tedavi edilebilir bir hastalıktır. Sonuç olarak, sınırda kişilik bozukluğu olan çoğu insan iyileşebilir ve bunu doğru tedavi ve destekle oldukça hızlı yaparlar.

İyileşme, sizi sıkıntıya sokan işlevsiz düşünme, kötü hissetme ve tutarsız davranış kalıplarını kırma meselesidir. Yaşam boyu alışkanlıkları değiştirmek kolay değildir. Duraklamayı, düşünmeyi ve sonra yeni şekillerde hareket etmeyi seçmek, ilk başta doğal olmayabilir ve size rahatsız hissettirecektir. Ancak zamanla duygusal dengenizi korumanıza ve kontrolü elinizde tutmanıza yardımcı olacak yeni alışkanlıklar edineceksiniz, daha sağlıklı ve kendinizin farkında bir yaşam süreceksiniz.

Borderline Kişilik Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?

Borderline kişilik bozukluğu esas olarak psikoterapi kullanılarak tedavi edilir, ancak ilaç tedavisi de yaygındır. Risk altındaysanız doktorunuz hastaneye yatmanızı da önerebilir. Tedavi, durumunuzu yönetme ve başa çıkma becerilerini öğrenmenize yardımcı olabilir. Tedavi ile kendinizi daha iyi hissedebilir ve daha istikrarlı, ödüllendirici bir hayat yaşayabilirsiniz.

Tedavi Yöntemleri

  1. Psikoterapi

Psikoterapi, borderline kişilik bozukluğu için temel bir tedavi yaklaşımıdır. Terapistiniz, ihtiyaçlarınızı en iyi şekilde karşılayacak şekilde terapi türünü uyarlayabilir. Psikoterapinin hedefleri size yardımcı olmaktır. Psikoterapi, mevcut işleyiş yeteneğinize odaklanmak, rahatsız edici duyguları yönetmeyi öğrenmek, harekete geçmek yerine duygularınızı gözlemlemenize yardımcı olarak dürtüselliğinizi azaltmak, kendi duygularınızın ve başkalarının duygularının farkında olarak ilişkileri geliştirmeye çalışmak, borderline kişilik bozukluğu hakkında bilgi edinmek gibi pek çok konuda size yardımcı olmayı amaçlar. Etkili olduğu tespit edilen psikoterapi türleri şunları içerir:

  • Diyalektik Davranış Terapisi: Özellikle borderline kişilik bozukluğunu tedavi etmek için tasarlanmış grup ve bireysel terapiyi içerir. DDT, duygularınızı nasıl yöneteceğinizi, sıkıntıyı nasıl tolere edeceğinizi ve ilişkileri nasıl geliştireceğinizi öğretmek için becerilere dayalı bir yaklaşım kullanır.
  • Şema Odaklı Terapi: Bireysel veya grup halinde yapılabilir. Olumsuz yaşam kalıplarına yol açan karşılanmamış ihtiyaçlarınızı belirlemenize olanak sağlar. Bazen hayatta kalmak için bile yardımcı olabilir, ancak bir yetişkin olarak hayatınızın birçok alanında incitici olabilir çünkü diğer yaklaşımlar gibi burada da keşif söz konusudur. Terapi, pozitif yaşam kalıplarını teşvik etmek ve ihtiyaçlarınızı sağlıklı bir şekilde karşılamanıza yardımcı olmaya odaklanır.
  • Zihinselleştirme Temelli Terapi: Herhangi bir anda kendi düşüncelerinizi ve duygularınızı tanımlamanıza ve durumla ilgili alternatif bir bakış açısı oluşturmanıza yardımcı olan bir tür konuşma terapisidir. ZTT, tepki vermeden önce düşünmeyi vurgular.
  • Duygusal Öngörülebilirlik ve Problem Çözme için Sistem Eğitimi: Aile üyelerinizi, bakım verenlerinizi, arkadaşlarınızı veya önemli diğer kişileri tedaviye dahil eden gruplar halinde çalışmayı içeren 20 haftalık bir tedavidir. Diğer psikoterapi türlerine ek olarak kullanılır.
  • Aktarım Odaklı Psikoterapi: Psikodinamik psikoterapi olarak da adlandırılan AOP, terapistinizle aranızda gelişen ilişki yoluyla duygularınızı ve kişilerarası zorluklarınızı anlamanıza yardımcı olmayı amaçlamaktadır.
  1. Psikiyatrik Tedavi

Bu tedavi yaklaşımı vaka yönetimine, tedaviyi iş veya okula katılım beklentisiyle sabitlemeye dayanır. Duygular için kişilerarası bağlamı dikkate alarak duygusal açıdan zor anları anlamlandırmaya odaklanır. İlaçları, grupları, aile eğitimini ve bireysel terapiyi entegre edebilir.

  1. İlaçlar

Bakanlık tarafından özellikle sınırda kişilik bozukluğunun tedavisi için onaylanmış hiçbir ilaç olmamasına rağmen, bazı ilaçlar depresyon, dürtüsellik, saldırganlık veya anksiyete gibi semptomlara veya birlikte ortaya çıkan sorunlara yardımcı olabilir. İlaçlar arasında antidepresanlar, antipsikotikler veya duygudurum dengeleyiciler yer alabilir. İlaçların yararları ve yan etkileri hakkında doktorunuzla konuşmanız gerektiğini lütfen unutmayın.

  1. Hastanede Tedavi

Bazen bir ruh sağlığı hastanesinde veya klinikte daha yoğun tedaviye ihtiyacınız olabilir. Hastaneye yatış yapmak sizi, kendinize zarar vermekten koruyabilir veya intihar düşüncelerinizi; davranışlarınızı azaltmanıza yardımcı olabilir.

İyileşme zaman alır. Duygularınızı, düşüncelerinizi ve davranışlarınızı yönetmeyi öğrenmek zaman alır. Çoğu insan önemli ölçüde iyileşir, ancak sınırda kişilik bozukluğunun bazı semptomlarıyla her zaman mücadele etmek durumunda kalabilirsiniz. Belirtilerinizin daha az veya daha yoğun olduğu zamanlar yaşayabilirsiniz. Ancak tedavi, kendinizi tanıma yeteneğinizi geliştirebilir ve kendiniz hakkında daha iyi hissetmenize yardımcı olabilir. Borderline kişilik bozukluğu tedavi etme deneyimi olan, iyi bir ruh sağlığı çalışanına danıştığınızda iyileşmek adına cesaurca bir adım atmış ve kendiniz için en iyi şansa sahip olursunuz.

Bu yazıyı okuduysanız ve sizde yukarıda bahsettiğim bazı belirtileri taşıyorsanız paniğe kapılmayın. Sizi bekleyen kolay bir süreç değil fakat buna emek verirseniz, özen gösterirseniz ruh sağlığı çalışanları olarak size gereken önemi göstereceğimizden şüpheniz olmasın.

BORDERLINE KİŞİLİK BOZUKLUĞU

Borderline (Sınırda) Kişililik Bozukluğu

Borderline (Sınırda) Kişililik Bozukluğunu Anlamak

Bordeline kişiler genel olarak hayatlarını bir kriz olarak yaşarlar. Çevreleriyle ilişkileri genelde çok çalkantılıdır. Yalnız kalmaya katlanamazlar ve gerçek veya hayali bir terkedilmeden kaçınmak için her yolu denerler. Kolaylıkla öfkelenebilirler. Çoğu zaman dürtüsel davranışlar gösterebilirler. Bunlar madde kötüye kullanımı, rastgele cinsel ilişkiye girmek, kurallara uymadan araba kullanımı, aşırı para harcama gibi konuları kapsar.

Borderline kişilik bozukluğunun toplumda görülme sıklığı yaklaşık olarak %2’ dir. Annede bu bozukluk görüldüğünde çocukta da görülme olasılığı artar. Genellikle bu kişilerin bu bozukluğa ek olarak başka bir psikiyatrik tanıları daha olur. Çocukluk yaşantılarında istismara uğramış bireylerde görülme olasılığı daha yüksektir. İstismara ek olarak, anne baba kaybı ve ayrılığı da tetikleyici unsurlardandır.

Bu kişilik bozukluğuna sahip kişilerde belirgin olarak ve sürekli bir biçimde tutarsız benlik algısı ya da kendilik duyumu vardır. Bir duygu durumundan diğerine, bir tutumdan başka bir tutuma hızlı geçişleri olur. Kendilerini sıklıkta boşlukta gibi hissederler. Sık sık öfkelenirler, yoğun öfkelerini kontrol altında tutmakta zorlanırlar. İnsan ilişkilerinde, gözünde aşırı büyütme ile yerin dibine sokma uçları arasında gidip gelirler. İşler yolunda gitmediğinde genellikle başkalarını suçlarlar. Dışlanmaya karşı aşırı duyarlıdırlar ve en ufak bir zorlanma karşısında terk edilme duygusu yaşarlar. Diğer insanlarla ilişkilerinde manipülatiftirler. Çevrelerindeki kişileri istemedikleri bir davranışa zorlamak amacıyla, elverişli durumları kötüye kullanarak , onları baskı altına almaya çalışırlar. Geçmişte kendilerine kötü davranıldığını ya da hafife alındıklarını öne sürerler ve her an patlayacak bir bomba veya kırılgan bir eşya izlenimi vererek ilişkilerini yürütürler.

Bu kişiler bir konuda zorluk yaşadıklarında gerçeği değerlendirme süreçleri bozulur. Bu dönemde kendine yabancılaşma, çevrenin yabancılaşmış gibi gelmesi, başkalarından yoğun kuşkulanma ve öfke patlamaları yaşayabilirler. Duygu durumlarında kaygı, huzursuzluk ya da depresyona birden kaymalar olur.

Düşünceleri bir uçtan diğerine kayar. “İnsanlar iyidir, hayır herkes güvenilmez ve kötüdür.” “Üstesinden gelebilirim. Hayır, asla başaramam”… gibi. Yaşadıkları duygulara göre benlik saygılarında dalgalanmalar görülür.  Kendilerine düşman olan bir dünyada kendilerini güvende hissedemedikleri için özerk olma ve bağımlı olma arasında gidip gelirler. Tutarsız duygu durumlarından ötürü başkalarına bağlanmada güçlük yaşarlar.

Bu bozukluğun tedavisinde sıklıkla analitik yönelimli terapiler ve ilaç desteği kullanılmaktadır. Uygulanan bu yöntemler bu kişilerin işlevselliklerini arttırmalarına yardımcı olmaktadır.