narsistik kişilik bozukluğu

Narsisistik Kişilik Bozukluğu

Bu bozukluğun çok önemli olan üç tane belirtisi vardır. Bunlar; diğer insanlara doğru sunulan empati yeteneğinin eksikliği, takdir edilme ihtiyacı ve kendini çok muazzam görme olarak sıralanabilir. Bu durumdaki kişiler genellikle kibirli, ben merkezli, manipüle etmekten hoşlanan ve talapkâr olarak tanımlanırlar. Ayrıca bu kişilerin görkemli ve şatafatlı fantezileri olabilir ve bu yüzden de özel bir yaklaşımı hakettiklerini düşünebilirler. Narsisistlik belirtileri genellikle yetişkinliğin başlarında görülmektedir ve narsisist teşhisinin konulabilmesi için kişinin birden fazla ortamda (örneğin; iş hayatı, romantik ilişki) narsisistlik belirtilerini göstermesi zorunludur. Narsisistik kişilik bozukluğu olan kişilerin iletişim içinde olduğu insanların çoğuda benzer semptomlar gösteren veya en azından kendilerinin benzersiz olduklarını ve bazı konularda doğuştan yetenekli olduklarını düşünen kişilerdir. Bu durumdan ötürüde bunların iletişimde olduğu kişilerinde öz güveni oldukça yüksekdir. Bu kişiler, etraflarındaki insanların onlara karşı aşırı derecede ilgi duymasını isterler. Aynı zamanda da herhangi bir konu hakkında eleştirilmekten hoşlanmazlar.

Semptomlar

Bir kişiye narsisistik kişilik bozukluğu teşhisi konulabilmesi için, DSM-5’e göre belirlenen aşağıdaki maddelerden en az 5 tanesini yetişkinlik döneminin erken safhalarından beri gösteriyor olması gereklidir.

  • Kendini aşırı derecede önemsemek
  • Sınırsız başarı, güç, güzellik ve ideal aşk ile alakalı kurulan fanteziler ile kişinin kafasının sürekli meşgul olması
  • Hayranlık olgusuna karşı duyulan aşırı ihtiyaç
  • Kendilerinin sadece özel insanlarla iletişim kurabileceklerine olan inanç
  • Özel muameyi hak ettiğine dair olan inanç
  • Diğer insanları kötüye kullanmak ve onlardan çıkar sağlamak
  • Empati yeteneğinin eksikliği
  • Diğerlerinin onu kıskandığına olan inanç
  • Kibirli ve karşısındaki kişileri aşağılayıcı davranışlar sergilemek

Narsisistik kişilik bozukluğu olan kişiler sıklıkla eleştirilere maruz kalmaktadır. Onlar da bu eleştirilere genellikle öfkeli bir şekilde karşılık verirler. Ama bu durumun sonucu olarak kişinin kendisini sosyal olarak soyutlaması da sıklıkla görülmektedir.

Bu kişilerin kendi fikirlerini aşırı önemseyip herşeyin ötesine koyarken, iletişimde oldukları diğer bireylerin fikirlerini küçümsemeleri ve kaale almamaları içinde bulunulan ilişkilere ciddi anlamda zarar vermektedir. Narsisistik kişilik bozukluğuna sahip olan kişiler çalıştıkları anlanda çok başarılı bireyler olsalar bile, sahip oldukları bu bozukluğun performansları üzerinde negative etkisi vardır.

Araştırmacılar, narsisistik kişilik bozukluğu ile madde bağımlılığı, ruh hali ve kaygısal bozukluklar arasında bir ilişki olduğunu belirtmektedirler. Bu durum, söz konusu kişilerin dürtüselliği ve daha fazla oranda utanma hissinin deneyimlenmesi üzerinde bir etkisi olabilir.

Ergenlik dönemindeki bireylerin narsisitik kişilik özellikleri göstermesi, yetişkinlikte narsisistik kişilik bozukluğu yaşayacaklar demek değildir.

Nedenler

Bu bozukluğun nedenleri henüz tam olarak belirlenebilmiş değildir. Bu durumun ortaya çıkmasında genetik ve biyolojik faktörlerin etkisi olduğu gibi çevresel etkenlerin ve hayatın erken döneminde yaşanılanların çok önemli etkisi vardır.

Tedavi

Narsisistik kişilik bozukluğunun tedavisi oldukça zorlayıcı olabilmektedir. Bunun sebebi ise bu kişilerin aşırı derecede kendi yaptıklarını savunması ve kendilerini mükemmel görmelerinden kaynaklanmaktadır. Çünkü; içinde bulundukları durum kendi problemlerini ve kırılgan noktalarını kabullenmelerini ve başka birisine anlatmalarını oldukça zorlaştırır.Psikoterapi bu kişilerin diğer insanlarla daha sağlıklı ve daha anlayışlı yollar ile iletişim kurmasına yardımcı olabilmektedir.

narsistik kişilik bozukluğu

Narsistik Kişilik Bozukluğu

Narsistik Kişilik

Narsisistik Kişilik, Narsistik Kişilik Bozukluğu

Narsist kişilikler, kendilerini olağanüstü ve sıradışı oldukları duygusunu taşırlar. Her şeyi herkesten çok hak etmektedirler. Aşk ve meslek yaşamında elde edilecek büyük başarıların tutkularıyla doludurlar. Fiziksel görünümlerine ve giysilerine çok düşkündürler.

Narsist kişilik bozukluğu olan bireyler, ilgi ve ayrıcalık beklerler ancak karşılık vermek istemezler. Bekledikleri ayrıcalık ve özen kendilerine gösterilmezse kızar ve öfkelenirler. Amaçlarına ulaşmak için başkalarını kullanır ve sömürürler. Empati duyguları gelişmemiştir ve başkalarının duygularından etkilenmez.

Herkesin dışında olma duyguları onları sürekli olarak ayrıcalıklı , itibarlı kişilerle görüşmeye iter. Herkes gibi olmak oldukça rahatsız edicidir.  Temel inançları : “ Ben olağanüstü bir varlığım, diğerlerinden daha çok şeye layığım; herkes bana saygı duymalı” dır.

Narsist kişilerle iletişimde nelere dikkat edilebilir?

Samimi olduğu durumlarda onu takdir edin.

Ona diğerlerinin tepkilerini açıklamaya çalışın.  Diğer kişinin bakış açısını anlayabildiğiniz kadarıyla açıklayarak ona yardım edin.

Görgü ve nezaket kurallarına uymaya dikkat edin.

Sadece zorunlu eleştirileri yapın ve çok açık olun.  Yapılan eleştirilerin amacının onun dünya ve kendine yönelik düşüncelerini değiştirmek olmadığını ama yalnızca bazı davranışlarını değiştirmeye zorlamak, bir farkındalık yaratmak olduğunu unutmayın.

Sistematik olarak ve sürekli ona karşı çıkmayın.

Kullanılma girişimlerine karşı dikkatli olun. Sürekli almadan veren olmayın.

Narsistik kişilerin genel düşünceleri şu şekildedir :

Kazandığım her şeyi yeteneklerime borçluyum, bana iltifat edilmesinden hoşlanırım , başkalarının başarılarını ve ayrıcalıklarını çok kıskanırım, hiç zorlanmadan aldatırım, bekletilmeye dayanamam, meslek hayatımda çok yükseklere erişmeyi hak ediyorum, bana yeterli ilgi gösterilmezse sinirlenirim, ayrıcalıklardan yararlanmaya ve özel ilgiye bayılırım, herkes için yapılmış kurallara uymaktan rahatsız olurum.

Narsisizm kişiyi yoran ve hayattan keyif almasını engelleyen bir durumdur. İnsan ilişkilerinde yıkıcı bir etki yaratır. Eğer siz de bunlara benzer düşünce kalıplarına sahipseniz bir uzmandan destek alabilirsiniz.

Narkissos ile Ekho Efsanesi

Narsisizm terimi, Yunan mitolojisindeki Narcissus isminden gelmektedir. Freud, Narkissos isimli mitolojik kahramandan etkilenerek narsisizm terimini ilk kez kullanan kişidir. Bu kahramanın hikayesinden kısaca şöyledir :  Kendine aşık olanları umursamayıp, onların sevgilerine değer vermeyen Ekho isimli güzel peri kızı, bir gün Narkissos’u avlanırken görür. Peri kızı gördüğü bu çok yakışıklı avcı gence ilk görüşte aşık olur. Ancak Narkissos Ekho’nun aşkına karşılık vermez ve kara sevdaya tutulmuş genç kızı acısıyla tek başına bırakır. Ekho, o günden sonra yavaş yavaş erimeye başlar ve sonunda üzüntüsünden ölür. Bu duruma çok kızan Olimpos tanrıları Narkissos’u cezalandırmak ister. Yakışıklı gencin cezası kendisini taparcasına sevmesi olacaktır. Bir gün su içmek için nehir kenarına eğilen Narkissos, sudaki yansımasını görür ve öylece kalakalır. O zamana kadar farkına varamadığı güzellik, Narkissos’u adeta büyülemiştir. Yemeden içmeden kesilen ve o nehrin kenarından başka bir yere gidemeyen Narkissos da tıpkı Ekho gibi günden güne eriyerek ölür ve bedeni nergis çiçeklerine dönüşür.