Çocuklarda Ayrılma Kaygısı Bozukluğu

Ayrılma Kaygısı Bozukluğu

Ayrılık Anksiyetesi

Ayrılma Kaygısı Bozukluğu kişinin gelişim sürecinin dışında bağlandığı insandan ayrıldığında yüksek strese maruz kalmasıdır. Bu yazıda Ayrılma Kaygısı Bozukluğunun belirtilerinden, Ayrılık Anksiyetesinden, tedavilerinden, sebeplerinden ve önlemek için neler yapılması gerektiğinden ve özellikle çocuklarda ayrılma kaygısından bahsedilecektir.

Ayrılma Kaygısı Bozukluğunun birçok belirtisi vardır. Kişinin bağlandığı kişinin başına kötü bir şey geleceğini hayal ettiğinde yoğun bir stresle karşı karşıya kalması, kişinin kendini bağlandığı kişiden ayrıldığını düşündüğünde bile bir stres içinde bulması, kişinin bağlandığı kişinin yanında sürekli olarak bulunmak için sosyal aktiviteleri ertelemesi ve aynı şekilde kişinin bağlandığı kişiden ayrı uyuyamaması ve kabuslarında sık sık bağlanılan kişiden ayrıldığını görmesi, Ayrılma Kaygısı Bozukluğunun belirtilerindendir. Eğer bu belirtilerden en az üçüne sahip ise Ayrılma Kaygısı Bozukluğu tanısı konulabilir. Ayrılma üzerine oluşan stres sonucunda mide bulantısı, baş ağrısı, kusma gibi semptomlar gözlenebilir.

Ayrılma Kaygısı Bozukluğu çocuklarda, yetişkinler de ve birçok yaş grubunda gözlemlenebilir. Genellikle çocuklarda ergenlikte, yetişkinlerde ise 20 yaş ve sonrasında ortaya çıkabilir.

Çocuklarda gözlenen Ayrılma Kaygısı Bozukluğunun belirtileri bir buçuk aydan daha fazla gözlendikten sonra tanı konulabilir. Çocuklukta bu kaygıya sahip olan çocuklar ileri yaşlarda oluşabilecek ruh sağlığı sorunlarına daha yatkın olduğu görülmüştür. Ayrılma Kaygısı Bozukluğuna sahip yetişkinler ise bağlanılan kişi ile daha çok iletişim halinde olmak isterler. Sosyal aktivitelere yalnız katılmakta zorluk yaşayabilirler ve bağlandıkları kişiyi katıldıkları etkinliklerde bir yardımcı olarak kullanmaya meyillidirler.

Ayrılık Kaygısı Bozukluğunun oluşma sebepler arasında birçok sebep vardır. Aile içinde herhangi bir üyenin kaybı, sık okul veya şehir değişikliği, ebeveynlerde olan bağımlı karakter yapısı, sosyal hayatta görülen zorbalıklar, aile içindeki ruhsal sorunlar, travmatik olaylar Ayrılık Kaygısı Bozukluğuna sebebiyet verebilecek etkenlerdendir. Özellikle aile çocuğun tek başına sorumluluk almasına izin vermiyorsa Ayrılık Kaygısı Bozukluğunu tetikleyebilir. Çocuk çağlarında Ayrılma Kaygısı Bozukluğu %4, %5 oranındadır. Yani sık görülebilmektedir. Yetişkinlerde ise bu oran çok daha düşük seyretmektedir.

Ayrılma Kaygı Bozukluğunu gidermek için terapi uygun bir çözümdür. Ancak çocuklar için ebeveynlerin rolü (anne, baba) ve diğer aile üyeleri (kardeş vs.) önemli bir rol oynamaktadır. Eğer anne şüpheli, takıntılı, kaygılı, güvensiz tutumlar sergilerse bu da çocuk üzerinde iyi bir etki bırakmayabilir. Anne evden çocuğa haber vererek ayrılmalıdır. Çocuktan habersiz bir şekilde bir yere gitmemeli ve giderse nereye gideceğini, ne yapacağını, ne kadar kalacağını çocuğa söylemelidir. Annenin döneceği zamanı çocuğun anlayacağı bir şekilde belirtmesinde fayda vardır. Eğer çocuk 1-2 saat kavramını anlayamayacak yaşta ise zamanı mümkün olduğunca somutlaştırarak belirtmekte fayda olabilir.

Sonuç olarak, Ayrılma Kaygı Bozukluğu sanıldığından çok daha yaygın bir hastalıktır. Çocuklarda ve yetişkinlerde görülen bu hastalığın çeşitli sebepleri vardır. Aile bu hastalıkta çok önemli bir rol oynamaktadır. Hastalığın tedavisinde ise terapi uygulanabilir. Çoğunlukla terapi yapmak bu hastalık için uygundur fakat çocuklar için ailede davranışları ile çocuğu desteklemelidir.

Bu yazı yorumlara kapanmıştır.