İzmir Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Psikolojik Danışmanlık
Hayatın getirdiği zorluklar, stres, kaygı veya aşılması güç hissettiren duygusal döngüler zaman zaman hepimizi yorabilir. Eğer siz de düşüncelerinizin içinde sıkışmış hissediyor ve hayat kalitenizi artırmak istiyorsanız, İzmir Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) hizmetimizle yanınızdayız.
Bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış en güçlü terapi ekollerinden biri olan BDT ile, İzmir’deki merkezimizde sağlıklı bir zihinsel dönüşümün kapılarını aralıyoruz.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Nedir?
Bilişsel Davranışçı Terapi, olayları algılama ve yorumlama biçimimizin, duygularımız ve davranışlarımız üzerindeki etkisine odaklanan kanıt temelli bir psikoterapi yöntemidir.
BDT’ye göre bizi rahatsız eden şey olayların kendisi değil, o olaylara yüklediğimiz anlamlar ve olumsuz düşünce kalıplarıdır. Terapi sürecinde amaç; bu işlevsel olmayan, çarpıtılmış düşünceleri fark etmek, onları daha gerçekçi ve yapıcı alternatiflerle değiştirmektir.
BDT’nin Temel Özellikleri Nivelikleri Nelerdir?
-
Çözüm Odaklı ve Pratiktir: Geçmişe odaklanmakla birlikte, ağırlıklı olarak "burada ve şimdi"ye, yani şu an yaşadığınız problemlere odaklanır.
-
İş Birliğine Dayanır: Terapist ve danışan, sorunları çözmek için bir takım gibi birlikte çalışır.
-
Yapılandırılmıştır: Seansların belirli bir gündemi ve hedefi vardır.
-
Beceri Kazandırır: Terapi süreci bittiğinde, kendi kendinizin terapisti olmanızı sağlayacak pratik araçlar ve baş etme mekanizmaları kazanmış olursunuz.
İzmir BDT Hangi Alanlarda Etkilidir?
İzmir psikolog ve BDT araştırmalarında en sık karşılaşılan ve bu terapinin en yüksek başarı oranına sahip olduğu alanlar şunlardır:
-
Anksiyete (Kaygı) Bozuklukları: Panik atak, sosyal fobi, yaygın kaygı bozukluğu ve sınav kaygısı.
-
Depresyon: Sürekli mutsuzluk, isteksizlik ve hayattan keyif alamama durumları.
-
Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB): İstenmeyen takıntılı düşünceler ve bunları rahatlatmak için yapılan tekrarlayıcı davranışlar.
-
Stres Yönetimi ve Öfke Kontrolü: Günlük hayatın veya iş yaşamının getirdiği stresle başa çıkma.
-
İlişki ve İletişim Problemleri: Çiftler arası kronikleşen çatışmalar ve iletişim kazaları.
-
Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB): Geçmişte yaşanan olumsuz ve sarsıcı deneyimlerin etkileri.
Neden İzmir’de Bilişsel Davranışçı Terapiyi Seçmelisiniz?
İzmir’in dinamik ama bazen de yoğun yaşam temposu içinde kendinize zaman ayırmak ve ruh sağlığınızı korumak hayati bir önem taşır. İzmir psikolojik danışmanlık merkezimizde, alanında uzman ve BDT eğitimi almış yetkin kadromuzla size özel, gizlilik esaslı ve güvenli bir alan sunuyoruz.
Unutmayın: Düşüncelerinizi değiştirmek, hayatınızı değiştirebilir. Değişime ilk adımı atmak ve randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Bilişsel Davranışçı Terapi seansları ne kadar sürer?
Seanslar genellikle haftada bir kez gerçekleştirilir ve ortalama 45-50 dakika sürer. Toplam terapi süresi ise danışanın ihtiyacına ve çalışılan konuya bağlı olarak değişmektedir.
2. BDT ilaçsız bir tedavi yöntemi midir?
Evet, BDT bir psikoterapi yöntemidir ve konuşma terapisine dayanır. Ancak gerekli görülen durumlarda bir psikiyatri uzmanı ile iş birliği yapılarak ilaç tedavisine ek olarak da yürütülebilir.
3. İzmir BDT fiyatları ne kadar?
Terapi ücretleri, seansın süresine, uzmanlığa ve merkezin konumuna göre değişiklik göstermektedir. Güncel ücret ve randevu bilgisi için merkezimizi arayabilirsiniz.
Bilişsel Davranışçı Terapi İzmir
Bilişsel Davranışçı Terapi İzmir Psikoaktif Terapi Merkezinde BDT alanında eğitimli ve deneyimli terapistler tarafından uygulanmaktadır.
Detaylı Bilgi ve Randevu için:
Tel: 0 (232) 421 12 48
GSM: 0 542 739 36 33
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), birçok psikolojik sorunun anlaşılması ve çözümünde yaygın olarak kullanılan bir terapi modelidir. Bilişsel Davranışçı Terapi, insan davranışı, duygulanımı ve düşüncelerini inceleyen psikolojik modellerden yararlanılarak geliştirilmiş bir terapi yöntemidir. Bilişsel Davranışçı Terapi, duygu ve davranışın değişiminin, düşüncenin değişimine bağlı olduğu temel hipotezi üzerine kuruludur. Bilimsel araştırmalarla birçok psikiyatrik bozukluk ve geniş bir sorun alanında etkili olduğu kanıtlanmış bir tedavi yaklaşımı olan BDT’nin ne olduğu, nasıl kullanıldığı, temel ilkeleri ve danışanlar için avantajlarını yazımızda bulabilirsiniz.
Bilişsel Davranışçı Terapi Kimler için Uygundur?
Hafif veya orta düzeyde depresyonu olan danışanlar Bilişsel Davranışçı Terapiden faydalanabilir. BDT aynı zamanda ergenlik dönemi depresyonunda da etkili olmaktadır. Bilişsel Davranışçı Terapi depresyon ile birlikte, kaygı, özgüven sorunu, fobiler, cinsel sorunlar, işyerinde iletişim sorunları, evlilikte iletişim sorunları vb. birçok başka sorun için de etkili olmaktadır. Bilişsel Davranışçı Terapi İzmir Alsancak'da merkezimizde uzman terapistlerimiz tarafından uygulanmaktadır.
İzmir'de Bilişsel Davranışçı Terapi Uygulayan Uzmanlar
Uzman Psikolog Yrd.Doç.Dr. Hatice Topçu Ersoy
Ege Üniversitesi mezunudur. İzmir'de psikolog, çift terapisti, …
İZMİR Psikolog / Pedagog Raziye Özcan
Ege Üniversitesi mezunudur. İzmir'de psikolog, EMDR terapisti …
Psikoaktif Terapi & Eğitim Enstitüsü, uzmanlara yönelik Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi vermektedir.
BDT eğitimi detayları için tıklayın
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) birçok psikolojik sorunun tedavisinde oldukça etkili bir terapi yöntemidir. BDT, kişinin duygularının doğrudan onun düşünceleriyle ilişkili olduğunu varsaymaktadır. Olumsuz ve işlevsel olmayan düşünceler kişinin duygularını, kendilik değerini, davranışlarını ve hatta fiziksel durumunu bile etkilemektedir. Bilişsel davranışçı terapinin amacı; danışanlara olumsuz düşünce biçimlerini tanımlamaları, bu düşüncelerin doğruluğunu değerlendirmeleri ve bu düşünceleri sağlıklı düşüncelerle değiştirmeyi başarmaları için yardımcı olmaktır. BDT yöntemini benimseyen terapistler danışanlarında, işlevsel olmayan düşüncelerden doğan davranış şekillerini de değiştirmeyi amaçlamaktadır. Olumsuz düşünce ve davranışlar, kişinin depresyona eğilim göstermesine yol açar ve kişiyi aşağıya çeken bu durumdan kurtulamamaya iter. BDT ile çalışan uzmanlara göre, kalıplaşmış bu düşünce ve davranış şekilleri değiştikçe; kişinin duygu durumu da değişecektir.
En çok tavsiye edilen psikologlar
BDTde iki temel amaç vardır: Terapist ve danışan, düşünce ve davranış kalıplarını değiştirmek üzerinde birlikte çalışır. Danışanların keyifli aktivitelere katılımını engelleyen noktaların üstesinden gelmeyi öğrendiği bilişsel yapılandırma yapılır.
BDT şimdi ve burada olan duruma odaklanır.
BDT kişinin neden öyle düşündüğüne değil, nasıl düşündüğüne vurgu yapan bir yöntemdir.
BDT belirli problemlere odaklanır.
BDT hedef odaklıdır. Terapistiyle birlikte çalışan danışanlardan, her seansta uzun süreli bazı hedefler koyması istenir. Bu uzun süreli hedefleri başarmak bazen haftalar, hatta aylarca sürebilir. Bazı hedefler ise, ancak seansların sonu geldiğinde başarılabilir.
BDT yaklaşımı eğitsel bir yaklaşıma sahiptir. Terapist danışana, sahip olduğu olumsuz düşünceleri ve zihinsel imajları göstererek ya da yazarak, yapılandırılmış öğrenmeyi kullanır. Hedef ise; bunların kişinin ruh halini, davranışlarını ve fiziksel durumunu ne ölçüde belirlediğini belirlemektir.
Terapistler danışanlara aynı zamanda, problem çözme ve memnun edici aktiviteleri yapma gibi önemli baş etme becerilerini de öğretir.
BDT’nin uygulandığı danışanlar seanslar sırasında aktif olarak rol alırlar. Her seansta ev ödevleri verilir ve seansların başlangıcında bu ödevler değerlendirilir.
BDT; sokratik sorgulama, rol oynama, zihinsel imgeleme, yönlendirilmiş keşif ve davranışsal uygulamaları kapsayan birçok yöntemi birlikte kullanan bir tekniktir.
BDT’ de belli bir zaman sınırı vardır. Terapi yaklaşık olarak 14-16 seans sürer.
Bilişsel yeniden yapılandırma; psikolojik sorunların oluşmasına yol açan olumsuz düşünceleri belirlemek ve değiştirmekte BDTyi kullanan bir süreçtir. Bu terapist ve danışan arasında kurulan diyalogla gerçekleşir. Örneğin; bir üniversite öğrencisi kötü geçen bir sınavın ardından “Sınavdan kötü not almış olmam aptal olduğumu gösteriyor “diyebilir. Bu durumda terapist, bu sınavın gerçekte onun için ne anlama geldiğini sorabilir. Öğrencinin işlevsel olmayan düşüncelerini belirlemesine yardımcı olmak için, aldığı notları değerlendirmelidir. Eğer öğrenci “B” aldığını söylerse, terapist danışanına bu notun onun aptal olduğunu göstermeyeceğini çünkü B’nin çok kötü bir not olmadığını vurgular. Daha sonra, her ikisi birlikte hareket ederek, sınavdaki performansın gerçekten ne anlama geldiğini yeniden tanımlamanın yollarını keşfedebilirler.
Bu örnekte, “ben aptalım” cevabı tipik bir otomatik düşünce örneğidir. Danışanlar, belli durumlara karşı tepki oluşturan otomatik düşüncelere sahiptir. Bu düşünceler otomatik, kendiliğinden ortaya çıkan, mantık çerçevesinde olmayan düşüncelerdir. Sıklıkla dünya, durumlar ve kendilik hakkında işlevsel olmayan olumsuz varsayımlara dayanır.
BDT’nin temel fikri, sahip olunan bu olumsuz düşünceleri tanımlamak ve daha sağlıklı yolları bulmaktır. Terapideki en önemli hedef ise; bu düşünceleri ortaya çıkaran ve onları değerlendirmek için gerekli olan varsayımları keşfetmektir. Bu varsayımlardaki hatalar bir kez kanıtlandığı zaman danışanın, bunların yerine doğru olan diğer bakış açılarını geliştirmesi de kolaylaşacaktır.
Seanslar sırasında, danışanlardan olumsuz düşüncelerini belirlemeleri ve bu düşünceleri hatırlatan durumları değerlendirip, bir çizelgeye yazmaları istenebilir. Asıl hedef ise; danışana bunu kendi kendine nasıl yapabileceğini öğretmektir.
BDT danışanlara keyif aldıkları aktivitelere daha çok katılmaları ve problem çözme becerilerini geliştirmeleri için yardımcı olur. Hareketsizlik, depresyon danışanlarının temel problemlerinden biridir. Depresyonun en temel belirtisi, daha önce hoşa giden aktivitelere katılmaya karşı ilgisizleşmektir. Depresyonu olan bir kişi, yaptığı aktiviteleri bırakır, çünkü bunlara harcanacak enerjinin gereksiz olduğuna inanmaktadır. Fakat bu durum daha çok, şiddetli düzeydeki depresyonda ortaya çıkar.
BDTde, terapist danışana keyif alabileceği etkinlikleri belirlemesinde yardımcı olmaktadır. Tedavinin bu kısmı, danışanın bu aktivitelere katılmaktaki engellerini değerlendirme ve geçmişte bu tür engelleri nasıl aşabildiğini belirleme sürecini içermektedir.
Bu aşamada danışanlardan, belli durumlarda nasıl hissettiklerini ve yaptıkları etkinlikleri not almaları istenir. Eğer bu aşama istenildiği gibi gitmezse; bunları neden yapamadığı ve değiştireceği noktalar konusunda terapist danışana yardımcı olur.
BDTyi uygulayan ruh sağlığı uzmanları, özel bir eğitim alırlar ve belirli bir düzen doğrultusunda çalışırlar. Seanslar danışanın ruh durumunu ve belirtilerini kontrol ederek başlar. Terapist ve danışan her seansı not aldıkları bir çizelge tutarlar. Çizelgelerindeki gündeme göre, her seansta bir önceki seansa geri dönerler ve iki seans arasında bir ilişki kurarak hareket ederler.
Danışanın seanslar arasında uygulaması gereken görevler BDTde ev ödevi olarak adlandırılır.
Terapist ve danışan ev ödevlerini birlikte değerlendirir, problem ve çözümleri tartışırlar.
Daha sonra çizelgedeki öneriler incelenerek, bunlardan olabilecek ya da olamayacak olanlar birlikte değerlendirilir. Yeni ev ödevi verilir. Seans, terapistin seansı özetlemesi ve danışana seansla ilgili geribildirim vermesiyle sonlandırılır. Seanslar yaklaşık olarak 50 - 60 dakika sürer.
Bilişsel Davranışçı Terapi zaman sınırı olan bir yöntemdir. Bazı terapi türlerinin ne zaman biteceği net değildir. Oysa BDTde terapiyi belli bir noktada sonlandırmak temel hedefler arasındadır. Genellikle seanslar 14-16 hafta arasında sürer.
Terapide görüşülen beceriler konusunda yeterli duruma gelmek ve BDT modelini tam olarak anlamak, genellikle 8 hafta civarında sürer. Bu aşama geçildiğinde, danışan genellikle belirtilerinde belli bir azalma hissetmeye başlar. Geriye kalan sürede danışan gerekli becerileri öğrenmeye devam eder ve seansları sonlandırmaya yönelik fikirleri değerlendirir.
Şiddetli düzeyde sorun yaşayan danışanlarda, çözüme ulaşmak daha uzun zaman alabilir. Fakat birçok danışanda, 14-16 seans, sorunların çözümünde ve yeni becerilerin kazanılmasında yeterli olmaktadır.