Makaleler

Cinsel Danışmanlık İzmir

Cinsel Sağlık Nedir?

Cinsel Sağlık Nedir?

Cinsel sağlık nedir, hangi konuları kapsar, nasıl cinsel olarak sağlıklı oluruz? Sağlıklı cinsellik nasıl görünür, nasıl yaşanır? Bunlar önemi çok büyük olmasına karşın çok az konuşulan cinsel sağlık konusunda en sık sorulan sorular. Bu yazıda cinsel terapinin de temelinde yer alan cinsel sağlığa dair bilinmesi gerekenleri aktaracağım. 

Cinsellik ve Cinsel Sağlık
Cinsellik yaygın kanının aksine ergenlikle başlayıp menopoz/andropoz ile sonlanmaz. Doğum öncesi başlayıp hayatın sonuna kadar devam eder ve kişilerin değerlerinden, inançlarından, kültüründen, tercih ve arzularından, fiziksel görünümlerinden ve davranışlarından etkilenerek şekillenen bir kavramdır. İnsan cinsel bir varlıktır. Bu cinsellik yalnızca bedensel bir haz aracı kesinlikle değildir, bunun yanında duygusal, fikirsel, entelektüel ve sosyal bütünlüğü sağlayan ve kişinin kişilik gelişimine, iletişim ve sevginin ifadesini zenginleştirmede büyük rol oynayan sağlıklılık halidir. Yani cinsel yönlerinden kopmuş bir insanın sağlıklı bir gelişim göstermesi mümkün değildir. 

İnsanın varoluşunun temelinde yer alan, tarih boyunca kültürel değişimlerle ifade ediliş biçimleri değişse de hayatımızdaki yeri ve önemi aynı kalan kavramdır. İnsan hayatındaki yerinin önemine ve bilinçsiz cinsel davranışların fiziksel ve psikolojik sağlığa etkisine bakıldığı zaman doğru bilgilerin yaygınlaştırılmasını sağlamak hayati işleve sahiptir. 

Cinsel sağlık, yalnızca bedensel bir hastalık veya işlev bozukluğunun olmaması ile tanımlanamaz. Cinsel sağlığın bütünüyle var olabilmesi için bireyin duygusal, bilişsel ve sosyal olarak da cinselliğe dair bir iyilik halinde olması gerekir. Bu kapsamda cinsel sağlığı tehdit edebilecek durumlar arasında şunlar sayılabilir: cinsel ilişkilerde ayrımcılık, cinsel şiddet, zorlama, manipülasyon. Keyif veren ve güvenli cinsel tecrübelere sahip olunması, cinsel sağlığın fiziksel sağlık kadar önemli bir parçasıdır. 

Kısaca cinsel sağlık:

  • sadece bir hastalığa veya bozukluğa sahip olmamak değil, bütünlüklü bir iyilik halidir. 
  • Saygı duyulmuş ve güvende hissettirir ve şiddet/ayrımcılık içermez. 
  • Belirli insan haklarının yerine getirilmesine bağlıdır. 
  • Sadece üreme çağını değil, bütün yaşamı kapsar. 
  • Birden fazla cinsellik ve cinsel ifade biçimleri kullanılabilir. 
  • Toplumsal cinsiyet rolleri, değerleri ve beklentilerinden etkilenir. Zaman zaman bunlar cinsel sağlığı tehdit eden noktalara gelebilirler. 

Cinsel Haklar Nelerdir?

Cinsel sağlığın bütünlüğü için kişinin cinsel haklarının korunması gerekir. 1999 yılında gerçekleşen Seksoloji Kongresi’nde Dünya Cinsel Sağlık Birliği tarafından ilan edilen Cinsel Haklar Deklerasyonu şunları içerir:

  1. Cinsel Özgürlük Hakkı Cinsel özgürlük bireylerin kendi cinsel potansiyellerini ifade etmelerine olanak verir. Bu tanım cinsel baskının her türünü, her çeşit cinsel zorlama, istismar ve tacizi reddeder ve tanımı dışında bırakır.
  2. Cinsel otonomi, cinsel bütünlük ve beden güvenliği hakkı. Bu hak bireyin kendi cinsel yaşamı hakkında, kendi kişisel ve sosyal etiği çerçevesinde özerk kararlar alma gücünü içerir. Bu hak aynı zamanda işkence, yaralama ve her çeşit şiddetten arınmış olarak kendi bedenimizi kontrol etmemize ve zevk almamıza olanak tanır.
  3. Cinsel mahremiyet hakkı. Bu hak başkalarının cinsel haklarına müdahale edilmediği sürece yakınlaşma konusunda bireysel karar verme ve davranma hakkını içerir.
  4. Cinsel eşitlik hakkı. Cinsiyet, toplumsal cinsiyet, cinsel yönelim, yaş, ırk, sosyal sınıf, din veya fiziksel ve zihinsel engel gözetilmeden hiçbir ayrımcılığa maruz kalmama hakkıdır.
  5. Cinsel haz hakkı. Cinsel haz, otoerotizm de dahil olmak üzere fiziksel, psikolojik, zihinsel ve ruhsal iyiliğin kaynağıdır.
  6. Cinselliğin duygusal ifadesi hakkı. Cinselliğin ifade edilmesi, erotik zevkten veya cinsel eylemden çok daha öte bir kavramdır. Bireylerin cinselliklerini iletişim, dokunma, duygusal anlatım ve aşkla ifade etme hakkı vardır.
  7. Özgürce cinsel ilişkiler oluşturma hakkı. Bunun anlamı, bireylerin evlenip, evlenmemekte, boşanıp boşanmamakta ve her türlü cinsel ilişkiye girip girmemekte özgür olduğudur.
  8. Üremeyle ilgili özgür ve sorumlu seçim yapabilme hakkı. Bu, çocuk sahibi olup olmamayı seçme, çocuk sayısına ve hangi aralıkla olacağına karar verme, doğurganlık düzenlemesi ile ilgili tüm tedavilere tam erişim hakkını içerir.
  9. Bilimsel araştırmaya dayalı cinsel bilgi edinme hakkı. Bu hak, cinsel bilgilerin bilimsel ve etik araştırmalar sonucu elde edilmiş olması ve toplumun tüm kesimlerine uygun yollarla yayılması gerektiğini ifade eder.
  10. Kapsamlı cinsellik eğitim hakkı. Bu doğumdan başlayarak yaşam boyu devam eden bir süreçtir ve bütün sosyal kurumları kapsamalıdır.
  11. Cinsel sağlık hizmeti hakkı. Cinsel sağlık hizmetleri, tüm cinsel kaygı, sorun ve bozuklukların önlenmesi ve tedavisi için herkese sağlanmış olmalıdır.

Sağlıklı Cinsellik Yaşamak

Cinsel olarak sağlıklı yetişkin; kendi bedeninin değerini bilen, cinsel davranışlarının sorumluluğunu alabilen, saygı çerçevesinde farklı cinsiyet ve cinsel kimlikteki kişilerle (onlara çekim duymasa bile) iletişim kurabilen, kendi değer ve inançlarıyla tutarlı sevgi ve samimiyet ifade edebilen kişidir. 

Buraya kadar cinselliğin ve cinsel sağlığın yalnızca cinsel davranışlardan (partnerli veya partnersiz) ibaret olmadığını ifade ettim. Peki cinsel davranışlar özelinde baktığımızda sağlıklı cinsellik nasıl görünür?
Muhtemelen sizin de aklınıza geldiği gibi öncelikle sağlıklı cinsel davranışların saygı ve güven çerçevesinde olması gerekir. Ayrımcılık, zorlama, şiddet ve manipülasyon içermeyen bir ilişki sağlıklı cinselliğin temelidir.
Sağlıklı cinsellik bazen güvenli cinsellik ile karıştırılabilir. Güvenli cinsellik daha çok bilinçli ve uygun korunma yöntemlerini cinsel aktivitelere dahil etme şeklindedir. Sağlıklı cinsellik korunmadan da yaşanabilir ancak partnerlerin bu konuda hemfikir olması ve eşit düzeyde niyet ve güven ifade etmesi gerekir. Cinsel sağlık bu noktada güven ve iletişim işleviyle devreye girer.
Toplumda etkisi çok yoğun görünen cinsel mitlerin çift arasında veya bireysel olarak değerlendirilip etkileri fark edilmeli ve aşılmaya çalışılmalıdır. Kişinin bedeni ile arasındaki ilişki bazen bu mitler yüzünden, bazen de başka çeşitli sebeplerle zayıflamış olabilir. Cinsel aktiviteler sırasında bedene odaklanabilmek, duyumların ve tepkilerin farkında olabilmek kişinin cinsel sağlığını destekleyecektir. 

1.Cinsel Mitlerden Sıyrılmak

Cinsel sağlığın ilk basamağı zihinde, yani bilişsel alanda başlar. Sağlıklı bir yetişkin, zihnini kuşatan toplumsal dayatmalardan, performans baskılarından ve “cinsel mit” olarak adlandırılan doğru bilinen yanlışlardan arınmış ya da bunları esnetebilmeyi başarmış kişidir.

“Erkekler her zaman cinsel eyleme hazırdır”, “Cinsellik her zaman mükemmel ve kendiliğinden gelişmelidir” ya da “Beden, partnerin gözü önünde her an kusursuz görünmelidir” gibi kalıplaşmış inançlar, yetişkinin haz anında zihninde birer ‘hakem’ gibi konumlanır.

Bu içsel hakem, bireyin anı yaşamasını engeller ve onu bir performans kaygısının (sahne korkusunun) içine hapseder. Cinsel olarak sağlıklı yetişkin, cinselliğin de tıpkı hayat gibi iniş çıkışları, duraklamaları, mevsimleri ve hatta “kusurları” olabileceğini rasyonel düzeyde kabul eder. Başarı odaklı bir zihniyetten, deneyim ve keşif odaklı bir zihniyete geçiş yapabilmiştir.

  1. Odağı bedene çevirmek

Cinsellik zihinde başlar ancak bedende yankılanır. Ne var ki modern yetişkinlerin en büyük çıkmazlarından biri, cinsel yakınlık esnasında kendi bedeninden koparak dışarıdan bir gözlemci gibi kendini izlemesidir (klinik literatürde seyircilik/spectatoring olarak adlandırılan durum).

Somatik farkındalığı yüksek olan, yani bedensel duyumlarına, nefesine, tenin temasına ve o anki hislerin akışına odaklanabilen yetişkinler, cinsel olarak çok daha sağlıklıdır. Bu durum doğrudan sinir sistemi regülasyonu (düzenlemesi) ile ilgilidir. Bedeni bir performans aracı değil, bir deneyim alanı olarak algıladığımızda otonom sinir sistemi “savaş ya da kaç” (sempatik) modundan çıkarak “güvende hissetme ve gevşeme” (parasempatik) moduna geçer. Unutulmamalıdır ki, güvende hissetmeyen bir beden hazza kapılarını kapatır. Kişinin bedenindeki stres tepkilerini tetikleyen durumları fark etmesi ve cinsel davranışlar esnasında bunların farkında olabilmesi son derece önemlidir. Elbette kişi kendi bedenini ve tepkilerini ne kadar iyi tanırsa yaşayacağı hazzın da bir o kadar artması beklenir. 

  1. Sağlıklı sınırlar ve cinsel iletişim

Sağlıklı bir cinsellik, yatak odasından çok önce, kelimelerle ve güvenli sınırlarla inşa edilir. Pek çok yetişkin günlük hayatta çok iyi iletişim kurduğunu iddia etse de, konu cinselliğe geldiğinde derin bir sessizliğe gömülür ya da isteklerini ima yoluyla anlatmaya çalışır.

Cinsel olarak sağlıklı yetişkin; kendi arzularını, ihtiyaçlarını, fantezilerini ve en önemlisi “sınırlarını” suçluluk, utanç veya yargılanma korkusu taşımadan partnerine aktarabilen kişidir. Aynı şefkatli alanı partnerine de tanır. Burada en kritik kavram onay (rıza) kültürüdür. Sağlıklı bir yetişkin, partnerinin “hayır” cevabını şahsileştirip bir reddediliş hikayesine dönüştürmez; aksine sınırların varlığının o ilişkiyi daha güvenli kıldığını bilir. Cinsel iletişim, sadece neyin istendiğini söylemek değil, neyin iyi gelmediğini de açıklıkla ve kırıp dökmeden konuşabilmektir.

  1. Benliğin önemli bir parçası olarak kabul etmek

Felsefi bir düzlemde bakarsak, cinsellik bireyin ötekiyle kurduğu en derin ve en çıplak varoluşsal köprüdür. Ancak bu köprünün sağlamlığı, kişinin kendisiyle olan ilişkisine bağlıdır. Kendi beden imajıyla barışık olan, öz-şefkat becerisi gelişmiş ve cinselliği hayatının utanç duyulan, gizlenmesi gereken karanlık bir köşesi olarak değil, sağlıklı ve bütünsel bir parçası olarak entegre etmiş yetişkinler, ilişkilerinde daha derin bağlar kurarlar. Cinsel sağlık, kişinin kendi arzularının sorumluluğunu alması, cinselliği bir manipülasyon, ceza ya da ödül mekanizması olarak kullanmaması anlamına gelir.

Nihayetinde sağlıklı cinsel gelişim, çocukluktan yetişkinliğe uzanan ve yaşam boyu devam eden dinamik bir bütünleşme sürecidir. Cinselliği utanç, suçluluk ya da performans baskısının gölgesinden çıkarıp, varoluşumuzun ve benliğimizin en doğal, en saf parçalarından biri olarak kabul etmek, bu gelişimin en olgun evresidir. Zihindeki katı kalıpları esnetebilen, bedeninin somatik duyumlarıyla güvenle bağ kurabilen ve sınırlarını şeffaf bir iletişimle çizebilen bir yetişkin için cinsellik, mekanik bir eylem olmaktan çıkar. Kendilik algısının derinliklerine kök salan bu sağlıklı entegrasyon, bireyin hem kendisiyle hem de ötekiyle kurduğu en samimi, en çıplak varoluşsal bağdır. Öz-şefkatle sarmalanmış ve tabuların ötesine geçmiş bu bütünsel bakış, cinselliği hayatın gizli bir köşesi olmaktan kurtarıp, insan olmanın, yaşamanın ve bağ kurmanın en doğal ve en canlı kutlamasına dönüştürür.

İzmir Cinsel Terapist randevusu için bize ulaşın.

Uzman Psikolojik Danışman Eylül Yalçın

Kaynak:

Cinselliğe ve cinsel sağlığa genel bakış (2011) Nafiz Bozdemir, Sevgi Özcan

Healthy sexuality—not sexual health: for the sexual subject (2024) Andrea Čierna, Gabriel Bianchi

Neden cinsel sağlık eğitimi? (2018) Fatma Zeren, Elif Gürsoy, Düzce Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Dergisi

www. cetad.org.tr

Bu yazı yorumlara kapanmıştır.