OKUL KORKUSU
Okul çağı ve okul öncesi
çocuklarda özellikle 5-7 yaşlarında sık
gözlenen problemlerdendir. Okula ilk
başladığı dönemlerde belirginleşir.
Problemin esas kaynağı anne-babadan
ayrışmasındaki zorluk olup başlıca
belirtileri şöyle sıralanabilir.
Çocuk anneden ayrılma durumlarında
şiddetli tepkiler gösterebilir. Ağlama,
bağırma, tepinme, anneye sıkıca
yapışma
Okula gitmeyi reddetme, zorlandığı
dönemlerde aşırı huysuzlanma, somatik
yakınmalarda bulunma(karın ağrısı,
baş ağrısı vb.)
Uyku ve yeme
bozuklukları
Okulda sempatik olmayan özellikler bulma,
öğretmenden yakınma, ilgi görmeme vb
bahanelerle okula gitmeyi zorlaştıracak sebepler ileri
sürme
Okul korkusu olan çocuklarda üç
temel karakteristik özellik
vardır:
1. Bu
çocuklar anne babalarına bağımlı bir tutum
içindedirler. Bunun en önemli sebebi ebeveynin
aşırı koruyucu
tavrıdır.
2. Tüm
isteklerinin karşılanması çocuğun çok
isteyen ve isteklerini hileye başvurarak
yaptırabilen bir çocuk olmasına sebep
olmaktadır.
3. Ebeveyn
çocuğun isteklerine sınır
koyamadığı için aile, çocuk merkezli bir
yapıya dönüşmüştür. Bu nedenle
çocuk bütün durumlarda egemen olmak
ister.
Okul korkusu olan çocuklarda karın
ağrısı,mide bulantısı gibi somatik
belirtilerin nedeni nedir? Çocuklar olumlu ya da olumsuz
duygularını sözelleştirebilmeyi ancak ilkokula
başladıkları dönemde, daha belirgin olarak ise
9-10 yaşlarından sonra kazanmaktadırlar.
Duyguların sözle ifade edilemediği dönemlerde
yaşanan kaygı bedensel tepkilerle belirtilmektedir.
Kreşe ya da okula başlamada zorlanan çocukların
karın ağrıları olmakta, uyku, iştah, ya da
davranışları ile ilgili tepkiler
görülmektedir. Burada
“zorlanıyorum” ya da
“alışamadım” olarak anlatılmak
istenen “karnım ağrıyor”,
“başım ağrıyor” ya da “midem
bulanıyor” gibi bedensel yakınmalarla
anlatılmaya
çalışılır.
ÇOCUĞUNUZ OKUL KORKUSU YAŞIYORSA
NELER YAPABİLİRSİNİZ?
1) Okul korkusu ya da
ayrılma ile ilgili kaygısı olan çocukları
önceden ayrılığa,
bağımsızlığa
alıştırın. Böyle bir sorun varsa
anne-baba, çocuk ve okul işbirliği ile
çocuğun desteklenmesi gerekmektedir. Çocuğun bu
ayrılığa yavaş yavaş
alıştırılması, çocuğa
güvence verilmesi ve bu güvencenin yerine getirilmesi, bu
süre içerisinde çocuğun sergilediği
zorlukların bedensel bir nedenle oluşup
oluşmadığının
araştırılması, kısa süreli ise ve
yaygın değilse bu belirtilerin fazla dikkate
alınmaması gerekir.
2) Çocuğunuzun
kaygısı ile alay etmeyin ve onu
küçümsemeyin.
3) Çocuğunuzun korku ve
kaygılarını anlamaya çalışın ve
bu kaygıları anladığınızı
çocuğunuza ifade edin.
4) Çocuğunuzu kendi
başına dışarı çıkması
için cesaretlendirin ve bunu yapabildiği zamanlarda onu
ödüllendirin.
5) Çocuğunuzu okul
hayatına hazırlayın. Ona okula giden
çocukların hikayelerini okuyun.
6) Okul için
alışveriş yapın ve bunun zevkli geçmesine
dikkat edin.
7) Ona okul hayatının
güzel yanlarını anlatın.
8) Çocuğunuza neden
okula gitmesi gerektiğini ve okulun işlevinin ne
olduğunu anlatın.
9) Sabah okula gitmek üzere
yapılan hazırlıkları eğlenceli hale
getirin. Örneğin onu öperek uyandırın. Bir
okul şarkısı söyleyin. Kahvaltıyı
aceleye getirmeyin. Kahvaltıda sohbet edin, ona okulda neler
yapacağını sorun;, siz de
gününüzü nasıl geçireceğinizi
anlatın. Akşama kadar onu
düşüneceğinizi
söyleyin.
10) Kararlı
olun. Çocuğun olur olmaz bahanelerle evde kalıp oyun
oynamasına izin vermeyin. Evde kalış
uzadıkça okula dönüş o
ölçüde güçleşir. “yatsın,
dinlensin, üstüne gitmeyelim” diye evde
çocuğu tutmak bunalımı azaltmaz,
arttırır.
11) Anne ve
babaların hangisi daha tutarlı ve kararlı
davranabiliyorsa, çocuğu okula o götürmelidir.
Çoğunlukla sıkı ilişki nedeniyle anne bu
görevi kolay başaramaz.
12) Çocuktan
ayrılırken ona küçücük bir
öpücük verin, onu kucaklayın ve “iyi
dersler” dileyin.
13)
Çocuğunuza asla, “eğer okula gidersen sana
istediğin oyuncağı alacağım” gibi
rüşvetler teklif etmeyin. Sadece istenilen
davranışı yaptığında onu sonra
ödüllendirin.
14) Eğer
çocuğun evde kalması gerekirse bunu asla
eğlenceli bir hale getirmeyin.
15) En önemlisi
bütün bunlara rağmen çocuğun korku ve
kaygıları devam ediyor, rahatsızlıkları
gittikçe artıyor ve yayılıyorsa mutlaka bir
uzmandan değerlendirme ve yardım
istenilmelidir.